• 03125036369
  • drpinarkocyigit@gmail.com

Homeopati nedir etiket arşivi

Uzm. Dr. Pınar KOÇYİĞİT

HAKKIMIZDA

                          ÜYE OLUNAN DERNEKLER

  • MEST-DER; Medikal Estetik Tıp Derneği
  • GETAT UZDER; Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uzmanlar Derneği
  • GAPS TÜRKİYE,

https://www.gaps-turkiye.org/sertifikali-gaps-danismanlari/ic-anadolu-bolgesi-gaps-danismanlari/detay/478151/aktif—dr-pinar-kocyigit-gencer

  • GAPS DÜNYA TOPLULUĞU,

http://www.gaps.me/find-a-gaps-practitioner.php

  • BİREYSEL TIP DERNEĞİ
  • FONKSİYONEL TIP AKADEMİSİ
  • Aşağıdaki Linkte Ankara’yı seçiniz

EĞİTİM ve SERTİFİKALAR

1999 Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi- 6yıl

2005 Kırıkkale Üniv. Tıp Fakültesi  Uzmanlık Eğitimi- 4 yıl

2005 SB. Medikal Estetik Uygulama Sertifikası, 1 Ay

2015 Hacettepe Üniversitesi Yüksek Lisans- 2 yıl

2007 Gazi Üniversitesi TF Uyku Merkezi -Uyku Apne eğitimi

2010 Torax Derneği Uyku Lab .Sertifikası, Ankara

2010 Sigara Bıraktırma Eğitimi, Ankara

2012 ÇSGB İş Yeri Hekimliği Sertifikası, Ankara

2013-2015 Nöralterapi  Eğitimi, Ankara

2013-2014 Proloterapi Eğitimi, Ankara -İstanbul

2015-2016 Medi̇kal Estetik Eğitimleri, 1-2-3 Kıbrıs 

2015 Botox-Dolgu Uygulamaları Eğitimi, Kıbrıs

2015 Detoks ve Şelasyon Eğitimi

2016 Sağ.Bak. Evde Sağlık Hizmetleri Eğitimi, Ankara

2016 YBÜ – Sağlık Bakanlığı Akupunktur Eğitimi, Ankara

2016 YBÜ- Sağlık Bakanlığı PRP-CGF Eğitimi

2016 YBÜ-Sağlık Bakanlığı Ozonterapi Uygulamaları Eğitimi


2016 YBÜ-Sağlık Bakanlığı -Hacamat  Eğitimi, Ankara

2017 GAPS Practioner Eğitimi, Antalya 

2017 YBÜ -Sağlık Bakanlığı Mezoterapi Eğitimi, Ankara 

2017 Aromaterapi Eğitimi, Ankara

2017 MEİ-ZEN Kozmeti̇k Akupunktur Eğitimi, Antalya 

2017 İnfertilite Tedavisinde Akupunktur ve Nabız teşhisi , Antalya

2017 YBÜ- Sağlık Bakanlığı Hipnoz Eğitimi


2017 YBÜ-Sağlık Bakanlığı Proloterapi Eğitimi, Ankara

2017 YBÜ- Sağlık Bakanlığı Homeopati Eğitimi, Ankara

2017 Homeopati Eğitimi, Ankara-İstanbul

2017 Kronik Toksititede Bütüncül Yaklaşımlar

2018 Botox, Dolgu, Örümcek Ağı Eğitimleri (1), İstanbul

2018 Visceral Manuel Terapi Eğitimi, Ankara

2018 Uluslararası Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi (T.C. Cumhurbaşkanlığı himayesinde), İstanbul

Uluslararası Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi Nabızdan Teşhis, Homeopati…..vs. Atölyeleri

2018 Medi̇kal Estetik Eğitimleri, İstanbul

2018 Yüz Teşhisi ve  Shüssler Tuzları Eğitimi, Ankara

2018 Geleneksel Çin Tıbbında Obesite -Akupunktur Eğitimi, Ankara

2018 Fonsiyonel Tıp Eğitimi 2 kur

2018 Nogier Aurikuloterapi Eğitimi, Ankara

2018 Biofrekans Eğitimi, Kuşadası, Aydın 

2018 Kadın Hormon Düzensizlikleri ve Hormon Replasman Tedavisi

2018 Biofrekans Alerji Astım Eğitimi

2018 RK Bilinçaltı Dili Okuryazarlığı Eğitimi, Ankara

2019 Nogier İleri Aurikuloterapi Eğitimi, İzmir

2019 Nogier Posturoloji Eğitimi, İzmir

2019 Medi̇kal Estetik Eğitimleri, Örümcek Ağı, Fransız Askısı(2), Ankara

2019 Medi̇kal Estetik Eğitimleri, Dolgu 3. , İstanbul

2019 YNSA YAMAMOTO NEW SCALP ACUPUNKTUR, Ankara

2019 GAPS, 8. GAPS Danışmanları Bilgi Paylaşım Toplantısı, Ankara

2020 YÜZ GENÇLEŞTİRME ve MEZOTERAPİ EĞİTİMİ, Online

2020 YÜZ GENÇLEŞTİRME (Dolgu- Botox Eğitimi), Ankara

2020 YNSA AKUPUNKTUR, Ankara

2020 Fonksiyonel Tıp Akademisi Eğitimleri (5 Modül)

2020- 2021 Dolgu, Botox, Kadavra Eğitimleri

Hyalual Medikal Estetik İp Askı Eğitimi

Aptos İp Askı Eğitimi

Revolax Hands On Eğitimi

2. Ulusal Akupunktur Kongresi

7. Ulusal İntegratif Tıp Kongresi

Obezite Kontrolünde Akupunktur Eğitimi

  Yurtiçi ve Yurtdışı Kongre Katılımları

15 Yurtdışı Eğitim Kongresi ; ABD (4), Rusya(2), Japonya, İngiltere, Almanya, İtalya, İspanya (2), Çin, Monaco, Avusturya, Yunanistan, İsveç

     12 Yurtiçi Eğitim Kongresi

GETAT 2018 Uluslararası Kongresi, İstanbul

Sitemde bulunan bilgilerin pek çoğu 06.06.2020 tarihinde tecrübelerime göre düzenlemek zorunda kaldım. Bazılarının istenilen doğruyu yansıtmadıklarını gördüm. Bunu da notlar şeklinde ilettim. Sürekli olarak yenilemelerle de devam edeceğim, doğru olan nedir ? Tek bir doğru yok, değişmeyen tek şey değişimdir, bazen yanlış gördüklerimizin tam aksine doğruya döndürecek süreçleri olabilir. En güzelini yapmak hedefiyle yolumuza devam edeceğiz.

YNSA – 2020 Ankara
Ozon Tedavisi
Dermapen- Cilt Gençleştirme -Somon DNA – Soğuk Lipoliz
İnfertilite Sebebi Sigaradaki ve diğer etkenlerdeki(plastik, toprak sudaki) Kurşun, Kadmiyum olabilir mi? Peki Vücutta biriken Kurşun atımı nasıl yapılır ? Kurşunu vücuda almamak için hangi takviyeleri almalıyım
GAPS BESLENME- GAPS DİYETİ
Magnezyum En Temel İhtiyaç
PRP

GLUTATYON GEREKSİNİMİ !

GLUTATYON TEDAVİSİ ANKARA

Damardan Glutatyon Uygulaması

Glutatyon, bedenimizin temizleyen en iyi arındırıcıdır. Detoksu sağlayan maddedir. Bağışıklık süreçlerinin 1 numaralı sorumlularındandır. Peki glutatyon vücuda nasıl alınır?

Söz konusu sağlık olunca yeterli glutatyon rezervine sahip olmak vazgeçilmez bir zorunluluk. Sağlıklı bir yetişkinin bedeninde sadece 10 gram kadar glutatyon vardır. Gıdalarla kazanabileceğimiz glutatyon miktarı ise günde en çok 100-150 mg civarında.
Gıdalardaki glutatyondan ziyade bedenimiz glutatyonun hammaddesi olan sistein, glisin ve glutamatı kullanarak kendi glutatyonunu kendi üretiyor.
Vücutta Doğal üretilen glutatyon miktarı, bedenimizde aşırı bir toksik madde alımı yoksa, ağır metal yüklenmesi ve/veya serbest radikal saldırısı yoksa dengeli ve düzgün beslenerek ve yaşayarak sağlanabilmektedir ve bu yeterlidir.
Ne var ki bedenin toplam glutatyon rezervi yüksekse detoks işlevleri, bağışıklık sistemi güçlüdür. Bu nedenle de glutatyon üretimini teşvik eden çinko, selenyum, C vitamini, alfa lipoik asit, E vitamini, silimarin, zerdeçal gibi “antioksidan” güçleri daha çok kazandırmak, özellikle sistein zengini besinlerle (lahana, soğan, sarımsak) yüklenmek gerekiyor.

Önemli noktalar

Glutatyon çok önemli bir doğal hazine. Antioksidanların Şahıdır, bedenin, özellikle de karaciğerimizin temizlik işlerinin yöneticisi hücrelerin golgi cisimciğidir.
◊ Vücut sağlıklı şartlarda kendi glutatyonunu kendi üretebiliyor.
◊ Toksik birikim ve serbest radikal yükü arttıkça aktif glutatyon gücümüz azalıyor.
◊ Yaş ilerledikçe bedenin kendi glutatyon üretiminde de düşme başlıyor.
◊ Alkol ve sigara glutatyon ihtiyacını artıran buna karşılık onun üretimini azaltan iki zararlı alışkanlık.
◊ Sabah en düşük glutatyon seviyeleri zamanı.
◊ Yemeklerden sonra üretimi artıyor.
◊ Taze sebze ve meyveler glutatyon üretimini teşvik ediyor.
◊ Selenyum, C vitamini ve alfa lipoik asit takviyeleri glutatyon üretimini teşvik ediyor.

Glutatyon üretimini uyaran ilk 10 besin

Bedeninizin daha çok glutatyon üretmesini istiyorsanız sofralarınıza aşağıdaki besinleri daha sık ve bol ekleyin…
◊ Lahana
◊ Sarımsak/soğan
◊ Maydanoz
◊ Ispanak
◊ Pancar
◊ Zerdeçal
◊ Tarçın
◊ Kakule
◊ Kimyon
◊ Karnabahar

Glutatyon zengini ilk 10 besin

Glutatyon içeriği en yüksek 10 besini listelemeye çalıştım. Umarım işinize yarar.
◊ Kuşkonmaz
◊ Avokado
◊ Ispanak
◊ Bamya
◊ Karnabahar
◊ Domates
◊ Havuç
◊ Kavun
◊ Greyfurt
◊ Kabak

Takviyeler

Destek olarak kullanılan glutatyon takviyelerinin damar yolu ya da kas içine uygulamaları işe yarıyor. Ağız yoluyla alınan glutatyonun yüzde 99’a yakını parçalanmış olur. Midemizdeki asit Glutatyonu parçalar. Bu nedenle takviyesi gerektiğinde Damardan Uygulama öneriyoruz, Öncelikle Kanserden ve otoimmün hastalıklardan çok iyi bir koruyucu olduğu unutulmamalıdır.

Cilt için kullanılan glutatyon ürünlerinde lipozomal ürünler öne çıkmaktadır. Bu ürünlerde ürün güvenliği kalitesi önem arz eder.

HOMEOPATİ NEDİR ?

       Homeopati, zıtlıklar teorisi üzerine kurulmuş klasik tıbbın aksine, benzerlikler teorisi üzerine kurulmuştur. Buradan yola çıkarak bedenin kendi doktorunun zaten var olduğunu düşünmek yanlış olmaz.  Homeopati bedenin doktorunun yinekendisi olması için bedene nasıl tedavi edeceğini öğretmesi şeklindedir. Bilinmesi gereken diğer bir önemli husus ise her bedenin hastalık etkenine farklı yanıt vermesidir. Bu nedenle her beden kensini iyileştiriken farklı davranır. Homeopat doktor bu farklılığı ortaya çıkarıp, bedenin kendisini doğru tedavi etmesini sağlar. Kullanılan ilaçlar tamamen zararsızdır ve klasik tıp ilaçları ile birlikte kullanılabilir. Homeopati hemen tüm rahatsızlıklar için kullanılabilir.

Homeopati, ‘benzeri benzer ile tedavi etme’ (similia similibus currentur) prensibine dayanır. Hastalık belirtileri aslında, hastalık ile savaşan vücutta meydana gelen değişikliklerdir. Klasik tıp bu belirtileri ortadan kaldırmaya çalışır; öksürüğü keser, ateşi düşürür, ağrıyı dindirir.. Homeopati ise belirtileri olduğu gibi ele alır, vücudun savunma sistemine dair işaretler olarak görür, bastırmaya çalışmaz ve hastalığın başka bir düzlemde olduğunu savunur

Samuel Hahnemann tarafından keşfedilen homeopati 19. yy’dan beri benzerlik kanununa uygun şekilde uygulanmaktadır. Bununla birlikte homeopati, klasik tıp uygulamalarının aksine birçok farklı yaklaşımla sergilenebilmektedir. Bu durum sadece her homeopatın kendine has bir yöntem çizmesiyle sınırlı olmayıp, her hastalık durumunun da kendine has homeopatik yaklaşım gerektirmesi gerçeğini ortaya koymaktadır.

Çoğu vakada kişinin hastalığı nedeni ile ihtiyaç duyduğu remedinin(homeopatik ilacın) sadece hastalık totalitesine uygun olmadığı, kişinin karakter yapısının ve hatta fiziksel özelliklerinin de bu ihtiyaç duyduğu remediye has özellikler taşıdığı gözlemlenmiştir..

Akut vakalarda kişinin yapısal (kronik) ilacının haricinde yüksek seçicilikteki remedilere de ihtiyaç duyulmaktadır. Bu akut vakalardaki remediler çoğu kez, kişinin fiziksel – duygusal –mental yapısından uzak teşhis edilmektedir.

                                                  KANSER

Kanser durumuna bakıldığında, kişi halen kendine has duygusal ve mental yapısal özellikler barındırmasına rağmen, aynı akut hastalıklarda olduğu gibi yapısal durumun dışında bir yön çizmektedir. Başka bir açıdan söylendiğinde; kişinin yapısal durumunun kanser gelişiminde bir panik atak, bir mide ülseri yada bir kronik idrar yolu iltihabı gibi majör rol oynamadığını görülür. Bunun nedeni hastalıkların homeopatik sınıflamadaki gerçek hastalık kategorisinden farklı olmasıdır. 

Kanser hastalığının seyri ve müdahale etme süresinin kısalığı, klasik homeopatinin olmazsa olmazlarından olan, “bekle ve gör”(homeopatik yaklaşım) prensibini uygulanmasını riskli hale getirmektedir. Bu nedenle kanser tedavisinde homeopatik yaklaşım, kanserin homeopatlara yol göstermesi değil homeopatik tedavinin kansere yol göstermesini sağlamak şeklinde olması daha uygun gözükmektedir.

Homeopatik tedavinin klasik tıp kanser tedavisine eklenmesi yarar sağlayabilir. Bununla birlikte klasik tıp ile kanser tedavisinin getirdiği bedensel bitkinlik minimalize edilebilir. Ayrıca kansere bağlı, özellikle ileri evrelerde, ağrı tedavisinde ciddi bir yardımcı olabilir. Homeopati kanser tedavisinde tek başına yeterli değildir. Kişinin bedensel gücünü arttırabilmek adına yardımcı olarak uygulanabilir. 

Kanser tedavisinde, belkide en önemli olan en kısa zamanda homeopatik tedaviye klasik tıp ile beraber başlamaktır. Bedenin yaşam gücü kritik seviyenin üzerinde iken uygulanan homeopatik tedavinin etkinliği çok daha fazla olacaktır.

                Homeopati Kişiye Özel ve Bütüncül Bir Tedavi Şeklidir ve

                    Tüm Hastalıklarda Rahatlıkla Kullanılabilir

Remedi; Homeopatik ilacın genel ismidir.

Herkesin DNA sarmalı kendine özgüdür ve bu sarmal kişinin fiziksel ve psişik özelliklerini belirler. Homeopatide her hasta için tamamıyla doğal maddelerden (bitkiler, mineraller, organik ürünler, doku ekstreleri..) tek bir ilaç (remedi) hazırlanır. Homeopatik remediler sağlıklı kişilerde hastalığa özgü belirtiler oluştururken, hastalarda iyileşme aracı olur. Her remedi, bireye özgü belirtiler bütününe etki eder, çünkü her insanın vücudu ve hastalığı kendisine özgü belirtiler gösterir(hastalık yoktur, hasta vardır). Remediler maddelerin enerji verici özelliklerinden faydalanarak vücuttaki uyum ve dengeyi tekrar sağlar, savunma ve iyileşme sistemlerini güçlendirir; bir başka deyişle kişinin ‘yaşama gücünü’ harekete geçirir. Remediler hastanın kendi gücüyle çalıştığı için yan etkisizdir; bebeklerde, hamilelerde ve yaşlılarda güvenle kullanılabilir. Homeopati hücre düzeyinde çalışır ve tüm bu etkileri ile iyi bir anamnez- tecrübe ile tüm hastalıklarda iyileşme görülebilir.

Doğal Hastalık – Doğal İyileşme

Homeopatide kullanılan Arnica, Veratrum, Lycopodium gibi bazı bitkiler Fitoterapi’de; belladona, kinin gibi bazı ilaç hammaddeleri klasik tıpta kullanılır. Homeopatik ilaçlar bu maddelerin enerjilerini açığa çıkaran ‘potansizasyon’ yöntemiyle hazırlanır. Bu ilaçlar ileri derecede sulandırılır ve mekanik enerjiye tabi tutulur.
Homeopatik ilaçların iyileştirme süreci, hastalıkların kendiliğinden iyileşme sürecine benzer. Önce kişide hastalığın bütün belirtileri görülür. Homeopatik ilaç alındıktan sonra hastalık belirtilerinde bir artış gözlemelenebilir(alevlenme, ilk kötüleşme) sonra tam bir iyilik hali gelir. Homeopatiden her türlü fiziksel rahatsızlıkta, ciddi kronik hastalıklarda, ruhsal bozukluklarda faydalanılabilir.