• 03125036369
  • drpinarkocyigit@gmail.com

Yazar arşivi

GALERİ

4. Kat- Four Flor
Uzm. Dr. Pınar KOÇYİĞİT

HYDRA FACIAL

Cildi en kolay yoldan gençleştirmek

Yeni nesil cilt bakımı

Yüzyıllardır insanlar, gençliğin anahtarını arıyor. Sonsuza kadar yaşama hissini veren bu gençlik arayışı; bugün sağlık alanında, güzellik endüstrisinde, wellness ve spor konusunda şahit olduğumuz gelişmelerin de nedeni olmuş durumda.

Suyun iyileştirici yapısı, her zaman güzelliğin temel unsurlarından bir tanesi olmuştur. Düzenli su içmek, su ile arınmak ve kullanılan malzemelerde suya yer vermek; kullanım alanlarından bazılarıdır. Şimdi, suyun
HydraFacial ile bambaşka bir faydası ile karşı karşıyayız.

HydraFacial Nedir?

Hızlı, pratik ve etkili, doğal ve en güzel.

Yeni nesil cilt bakımı ve gençleşme uygulamalarından HydraFacial Cildi yeniler, kusursuza yakın güzel bir yapıya kavuşturur. Sağlık verir.

HydraFacial Nasıl Fayda Sağlar?

Hydra sulu vakumlama ile hyrafacial denilen yüz temizleme yapılır,
Oksijen Sprey kullanımı, Bipolar Radyo Frekans tekniği ve Elmas Dermabrazyon yöntemini kullanır.

Cildi Temizler ve Arındırır

Cildimiz, sayısız minik gözenekle kaplıdır. Bu gözenekler cildin nefes aldığı noktalardır. Gözenekler vücudun her yerinde vardır ancak kimi bölgelerde çok daha belirgin olurlar. Örneğin yüzdeki “T Bölgesi” olarak adlandırılan, alın ve burnu kapsayan kısım, gözeneklerin belirgin olduğu yerlerden birisidir. Bunun yanısıra çenedeki dudakla üç arasında kalan bölge, yanaklar ve çehrenin çerçeve isminin altında da gözenekler irileşebilir. Bu gözenekler, zaman içerisinde kirle dolabilirler. Düzgünce arıtılmayan makyaj ile şehir hayatında sık karşılaşılan is, pas ve kir bu gözeneklerin zamanla dolmasına neden olur. Bu dolma, zamanla siyah nokta ve sivilce gibi şikayetlere neden olabilir. 

Evde yapılan günlük temizleme ve tonikleme ile, daha sık aralıklarla uygulanan maske ve peeling uygulamaları bu birikintilerle mücadele etmede yardımcı olabilir. Bunlar Hydrafacial ile temzilenir.

Yeni nesil cilt bakımı ve gençleşme uygulamalarından HydraFacial ise tam da bu noktada devreye girer. Cildin üzerinde zaman içerisinde birikenleri, hidro sıvı basınçlı vakum ünitesi teknolojisi sayesinde temizler. Verdiği oksijen sayesinde cildi canlandırır, ölü derileri ve artıkları uzaklaştırır ve cilt yenilenmesine katkı sağlar.

Canlandırma

HydraFacial uygulaması, temizleme etkisinin yanısıra cildin gençleşmesi için de anahtar konumundadır. Radyofrekans başlığının sağladığı yüksek frekans dalgaları, cilt yenilenmesi için yardımcı olur. Bu sayede kırışıklıklar, sarkmalar ve lekeler giderilebilir. Cilt, en duru ve en sağlıklı görünümüne kavuşur.

HydraFacial ile Çözülen Cilt Problemleri Nelerdir?

Temel prensipleri arındırma ve canlandırma olan bu yöntem, ciltle ilgili pek çok farklı sorunu çözebilmektedir.

  • Yaşlanmanın ilk belirtileri olan ince çizgiler ve bunların derinleşmesi ile meydana gelen kırışıklıklar
  • Gözeneklerde kır birikmesi ile oluşan siyah noktalar, ciltteki yağlanma ve sivilcelenme problemleri
  • Kirle ve yanlış bakım uygulamaları ile genişleyen ve tıkalı gözenekler
  • Zamanla cilt üzerinde oluşan güneş lekeleleri ve cildin kendi tonundan farklı bir tona evrildiği pigmentasyon
  • Cilt tonunda doğuştan veya sonradan meydana gelen ton düzensizlikleri
  • Cilt tonunda gerçekleşen kararmalar
Uzm. Dr. Pınar KOÇYİĞİT

LENF DRENAJ

Zayıflama Uygulamalarının Etkisini Artırın

Selülit tedavisi, zayıflama ve vücut sıkılaştırma programlarında sonucun etkisini arttırmak için uygulanan bir yöntemdir. En önemli özelliği basınçla çözülen ve/veya yakılan yağların geri dönmeden hızla vücuttan atılmasını, dolaşım sisteminin düzenlenmesini sağlamasıdır.

Bölgesel zayıflama teknikleri ile parçalanmış ve elimine edilmiş yağlar hücresel sıvı ve lenf sıvısına karışır. Bu parçaları lenfatik dolaşımla  karaciğere taşınarak burada suda çözünür hale getirilir ve idrarla atılır. Yağları içeren bu lenf sıvısının yağların yeniden yer edinmesini önlemesi için hızla atılması gerekir.

Lenf drenaj basınç yoluyla dokuya baskı yaparak yağların hızla uzaklaştırılmaya çalışılmasını sağlamaktadır.

Bu nedenle farklı zayıflama teknikleri ile yapılan seanslar sonrasında uygulamarın etkisinin artırılması için bol su içilmesi ve zayıflamaya yardımcı bir sistem olan lenf drenaja girilmesi önerilmektedir.

Lenf drenaj cihazının zayıflama tekniklerine destek olmasının yanında, tek başına uygulandığında ödemi uzaklaştırma ve dokuyu rahatlatma etkisi de bulunmaktadır.

Uzm. Dr. Pınar KOÇYİĞİT

G5 MASAJI

G5 MASAJIGenç Görünüm

G5 Masajı nedir?

G5 masajı, vücuda yoğun titreşimler vererek, fazla yağın ve ödemin atımını sağlayan bir masaj yöntemidir. Özellikle vücutta biriken laktik asit atımını sağlayarak, yorgunluğu ortadan kaldırır. Genellikle bölgesel zayıflama için tercih edilen bu yöntem, kan akış hızını arttırır ve bölgedeki biriken yağın yakımını sağlar. Cilt üzerinde meydana gelen kırışıklıkları azaltır. Uygulama, vücudun her bölgesine yapılabilmektedir. Ancak daha çok kalça, bacak ve karın gibi bölgelerde, selülit tedavisi için kullanılıyor.

Uygulamanın zayıflamanın yanında, vücut enerjisini dengeleme, kan dolaşımını hızlandırma gibi yararları da mevcut. Bu yüzden G5 masajı sıkça tercih edilmektedir.

G5 masajı nasıl uygulanıyor?

Masaj uygulamasında, özel bir masaj yağı kullanılmaktadır. Bu yağ, vücuttaki yağın atılmasını hızlandırır. Ayrıca masaj sırasında, krem harici, zayıflamayı hızlandırıcı yağlarda kullanılmaktadır. Bu sayede, kan akış hızı istenilen oranda arttırılmaktadır. Uygulama seansı, ortalama 30 dakikadır. Bir kaç seansta, uygulamanın sonuçları görülmektedir. Kalça,kol,bacak ve karın bölgelerinde gerginleşme sağlayarak, yaşlanma belirtilerini de azaltır. Genel olarak, 1 seansta 2-7 cm arası incelmeler görülür.

G5 masajının faydaları nelerdir?

Masaj uygulamasında kullanılan ses dalgaları, hızlı yağ yakımını sağlar. Cilde gerginlik vererek, yaşlanma belirtilerini kaldırır. Uygulamanın sağlık açısından bir zararı yoktur. Ancak rahatsızlığı olan kişiler için tavsiye edilmemektedir. G5 masajı uygulamasının zayıflama dışında kişiye çeşitli faydaları vardır. Bunlar;

Ağrıların ortadan kaldırılması,

Masaj ile stresin azaltılması,

Vücutta biriken yağ dokusunun bölgesel olarak yakılması,

Yaşlanmaya bağlı oluşan kırışıklığın giderilmesi,

Cildin gerginleşmesinin sağlanması,

Toksinler ve ödemin atılması,

Selülitin yok edilmesi,

Kemik yoğunluğunun arttırılmasında etkilidir.

G5 masajı kimlere uygulanır?

Cerrahi operasyon geçirmiş kişilerin, dinlenme dönemi süresince bu uygulamayı yaptırmaları önerilmez.

Hamileler ve yeni doğum yapmış kişiler için bu uygulama önerilmez.

Uyulama için, kişinin 18 yaşını doldurmuş olması gerekir.

Diyabet hastaları için önerilmez.

Kardiyovasküler sorunları olan kişiler için sağlıksız bir uygulamadır.

Epilepsi hastalarının G5 masajı uygulaması yaptırması sakıncalıdır.

Regl dönemindeki kişiler için önerilmez.

G5 masajı nerelere uygulanır?

G5 masajı, konusunda uzman kişilerin uyguladığı bir yöntemdir. Vücutta fazla yağın biriktiği bölgelere uygulanabilmektedir. Özellikle kalça, bacak ve popo bölgesi tercih edilmektedir. İyi bir rahatlama sağlar

G5 masajı ne süre uygulanır?

G5 masajı, konusunda uzman kişiler tarafından ortalama 30 dakika uygulanan bir zayıflama yöntemidir. Uygulamanın etkileri 5 seanstan sonra görülmektedir.

Uzm. Dr. Pınar KOÇYİĞİT

MEZOTERAPİ

Mezoterapi, genellikle yaşlanmış deri hücrelerinin yenilenmesi, derinin parlaklığının artması ve deri üzerindeki hücrelerin daha sıkı yapıya kavuşmasını sağlayan, bir tedavi yöntemidir.

A, C ve E vitaminleri, bu tedavi yönteminde kullanılan vitaminlerdir. Bu vitaminlerin depolanması yapılır ve deri üzerindeki köklere enjekte edilir. Bu sayede deri üzerindeki kırışıklıkların giderilmesi amaçlanır. Bu amacın neticesinde daha parlak bir deri ile karşılaşmak mümkün olacaktır.

Normal Hayatınıza Devam Edin

Bu tedavi yönteminde kesin sonuç 6-8 seans arasında alınır. Seans geçişlerinde normal yaşantıya devam edilir. Hayatın doğal akışını sıkıntıya sokacak durumlar, bu tedavi yönteminde söz konusu değildir. Bu noktada tek sıkıntı, derisi hassas olan kişilerde ortaya çıkar. Uygulama esnasında, deri üzerinde beliren bazı kızarıklar olacaktır. Bu kızarıklar, makyaj ile kapatılarak doğal yaşam akışına devam edilebilir.

Saç dökülmesi, derideki lekelenmeler başarılı mezoterapi uygulamaları ile çözümler vermektedir. Tüm cilt hastalıklarında, tüm cilt tedavilerinde olduğu gibi mezoterapi uygulaması gerektiren sorunlarda da uygulamanın yapılacağı merkezin seçimi önem taşımaktadır.

Mezoterapi nedir?

Mezoterapi ihtiyaç duyulan bölgeye göre farklı kombinasyonlarda hazırlanan ürünlerin derinin altına küçük iğnelerle verilmesi esasına dayanan bir tedavi yöntemidir.

Farmakolojik ve bitkisel ilaçların vücudun belirli bölgeleri enjekte edilmesi yoluyla mezoderm adı verilen embriyolojik hayattaki orta tabakadan köken alan hastalıkların iyileştirilmesi amacıyla geliştirilmiş tıbbi bir tedavi yöntemidir.

Embriyolojik hayatta kök hücrelerden ilk oluşan ve hayatı oluşturan Endoderm, Mezoderm ve Ektoderm, vücuttaki tüm doku ve organları oluşturur. Mezoderm kaynaklı organlarda ortaya çıkan hastalıkların tedavisinde kullanılmaya başlanan tedavi yöntemi, günümüze kadar önemli gelişme kaydederek pek çok hastalığın direkt tedavisinde veya destekleyici tedavi olarak yer almıştır. Dünya’nın pek çok ülkesinde üniversitelerde Mezoterapi Kürsüleri kurulmuş ve yeni gelişmeler takip edilerek çalışmaları yapılmaktadır.

Bu yönetimin mucidi olan Dr. Pistor Mezoterapiyi tarif ederken “İlaçların, hastalığın bulunduğu yerin yakınına verilmesi durumunda tedavi etkinliğinin arttığı yeni ve basit bir tedavi metodudur” der ve “Uygun Yere, Az Miktarda, Az Sıklıkta ve Daha Güçlü Etki” kavramını ortaya koymuştur.

Mezoterapi hangi bölgelere uygulanabilir?

Yüz mezoterapisi, saçlı deri mezoterapisi ve selülit mezoterapisi olmak üzere başlıca 3 bölgeye uygulanabilir.

Yüz mezoterapisini kimler yaptırabilir?

Yüz mezoterapisi, yaşlanmayı durdurmak ve  yaşlılık belirtilerini gidermek isteyen tüm hastalar için uygun bir yöntemdir. Özellikle güneş maruziyeti fazla olan  ve sigara içen hastalarda belli periyodik aralıklarla yapılan mezoterapi yaşlanma sürecini anlamlı ölçüde yavaşlatmaktadır.

Yüz mezoterapisi nasıl uygulanır?

Cilt temizliği yapıldıktan sonra hastalara  anestezik krem sürülerek 30 dk bekletilir. Sonrasına cilt tipine uygun hazırlanmış karışımlar küçük iğneler aracılığı ile derinin alt bölgesine verilir. PRP tedavisiyle birlikte de yapılabilmekte ve gayet olumlu sonuçlar vermektedir.

İşlem sonrasında günlük yaşantıya hemen dönülebilir mi?

Küçük iğne izleri 24 saat içinde tamamen kaybolmaktadır. İşlem sonrasında makyaj yapılabilir.

Kimler mezoterapi yaptıramaz?

Hamileler, emzirenler, yapılacak bölgede enfeksiyonu olanlar ve kan sulandırıcı kullananlar mezoterapi uygulanmaz.

Mezoterapi tedavisini ne sıklıkla yaptırmayalım?

Yaklaşık 1-2 hafta ara ile yapılan 4-6 seanslık tedavi bir kür olarak kabul edilir. Tedavi sonucu oluşan canlılık ve iyilik halinin korunması için 3-6 ayda bir tekrarı önerilmektedir.

Mezoterapi tedavisinin herhangi bir yan etkisi var mıdır?

İşlem sonrasında uygulama yapılan bölgede morluk görülebilir. Çok nadir de olsa alerji vakaları bildirilmiştir.

SAÇLI DERİ MEZOTERAPİSİ İÇİN

Mezoterapi nedir?

Mezoterapi ihtiyaç duyulan bölgeye göre farklı kombinasyonlarda hazırlanan ürünlerin derinin altına küçük iğnelerle verilmesi esasına dayanan bir tedavi yöntemidir.

Saçlı deri mezoterapisi nedir?

Genel ve erkek tipi saç dökülmesi olan hastalara saç dökülmesini durdurmak; ayva tüylerini kuvvetlendirip koyu siyah kıllara dönmesini sağlamak ve yeni kıl çıkışını uyarmak için yapılan tedavidir.

Saçlı deri mezoterapisi nasıl uygulanır?

Uygulama öncesinde hastalar saçlarını yıkamalıdır. Saçlı deri dezenfeksiyonu sağlandıktan sonra gerekli ürünler küçük iğneler yardımıyla enjekte edilmektedir.

Saçlı deri mezoterapisi öncesi ve sonrasında nelere dikkat edilmelidir?

Uygulamadan 24 saat önce ve sonrasında boya, röfle gibi uygulamalardan kaçınılmalıdır. 24 saat sonrasına kadar saçlar yıkanmamalıdır.

Kimler saçlı deri mezoterapisi yaptıramaz?

Hamileler, emzirenler, yapılacak bölgede enfeksiyonu olanlar ve kan sulandırıcı kullananlara mezoterapi uygulanmaz

Saçlı deri mezoterapisinin etkisi ne zaman başlamaktadır?

Ortalama 3- 4 seans sonrasında saçlarda dökülme azalmaktadır. Tedavi devamında ise saç tellerinde kuvvetlenme, saçlarda gürleşme ve yeni saç çıkması sağlanmaktadır.

Saçlı deri mezoterapisinin herhangi bir yan etkisi var mıdır?

İşlem sonrasında baş ağrısı görülebilir.

Uzm. Dr. Pınar KOÇYİĞİT

DİYET ve ZAYIFLAMA

Kalori Diyetiyle değil, sağlıklı beslenme ile zayıflama felsefesiyle…

Kişiye özel beslenme alışkanlıkları düzenlenebilir.

Alkali bol su içilmesi sağlık ve zayıflamada önemlidir.

Bölgesel yağlanmada Soğuk Lipoliz(cryolipoliz), Elektro Akupunktur, Lipolitik Solüsyonlu Mezoterapi uygulamaları yapılabilmektedir.

Spor ve akupunktur beraber olmalıdır.

CRYOLİPOLİZ

İstenmeyen bölgesel yağlar; bayan, erkek günümüz insanının en büyük sorunlarından biridir. Ne yazık ki spor, akupunktur ve diğer uygulamalar ile karın yağları üzerinde etkisi bir yere kadardır.

Mezoterapi ile kombine yapılan soğuk lipoliz uygulamaları karın yağlarının etkin bir şekilde azalmasını sağlayabilir.

Cryolipoliz soğutma sistemi; yağ hücrelerini ameliyatsız bir şekilde parçalar ve yok eder. Amerika’da yapılan araştırmalar sonucunda etkinliği kanıtlanmış olan bu yöntem FDA onayı alarak güvenilir ve tedavi amaçlı kullanılabilir bir uygulama olduğunu dünyaya kabul ettirmiştir.

Soğuk lipoliz tedavisi vücudun göbek, yan bölge, sezeryan doğum sonrasında oluşan alt karın, sırt, basen, bacak gibi bölgelerinde oluşan yağ birikimlerinin %20 ile %50 oranında kalıcı olarak azalmasını sağlayan bir tedavidir. Her yaştan erkek ve kadınlara uygulanabilen, özellikle yoğun tempolu iş ve özel yaşamlarından ödün vermek istemeyen kişilerin tercih ettiği ağrısız ve acısız bir işlemdir.

Bu yöntem, yoğun ve kalıcı lokal yağ depolanmalarını azaltarak vücudu şekillendiren liposuction gibi geleneksel tedavi yöntemlerinden çekinen kişiler için iyi bir alternatiftir. Ayrıca Liposuction sonrası nekahat döneminde görülen ağrılar, iş kayıpları ve hayat kalitesindeki düşüşler bu yöntemde görülmemektedir.

Soğuk lipoliz, cilt üstüne uygulanan soğuk enerji ile cilt altı yağ tabakasının diğer dokulara zarar vermeden dondurulması ve donan yağ hücrelerinin vücudun kendi biyolojik döngüsü ile vücuttan atılması işlemidir. Uzm. Dr. Pınar KOÇYİĞİTSOĞUK LİPOLİZ16Şub0

SOĞUK LİPOLİZ

SOĞUK LİPOLİZ 

Ameliyatsız Soğuk Liposuction

( NON-INVASIVE VÜCUT ŞEKİLLENDİRME DE EN SON TEKNOLOJİ )

Lipolitik solüsyonlarla beraber yapılacak Mezoterapi ile kombine edilmiş Soğuk Lipoliz uygulamaları bölgesel zayıflamada başarıyı sağlamaktadır.

Uygulaması sırasında vücuttaki istenmeyen fazla yağ dokusu (SAT), etkili bir yöntem olarak kabuledilen kontrollü cooling/soğutma özelliği sayesinde küçültülür. Bu non-invasive/ cerrrahi olmayan bir uygulamadır. Iyileşme sürecine ihtiyaç duyulmaz. Anestezi gerektirmez. Uygulamadan sadece birkaç hafta sonra beklenen mükemmel sonuçlara ulaşılır.

Sistem işleyişi sırasında vakum destekli, selektif bir soğutma/cooling yöntemi kullanmaktadır. Vakum, yağ dokusunun bulunduğu bölgeye indiğinde orada ‘dondurucu’ bir etki meydana getirerek panniculitis ve adiposity apoptosis de ki yağ hücrelerinin ‘ölümüne’ sebep olurlar.

Tedavi bölgesindeki artık işlevlerini kaybetmiş yağ hücreleri de, metabolizmanın normal işleyiş sürecinde, lenf dolaşımı yoluyla vücuttan atılırlar.

UYGULAMASI : 
VAKUM ETKİSİ 

Tedavi öncesinde Tedavi sırasında Tedavi sonrasında

TEDAVİ PROTOKOLÜ : 
MİNİMUM YAĞ DOKUSU KALINLIĞI : 10 MM 
TEDAVİ BÖLGELERİ : 1 SEANS DA MAKSİMUM 4 BÖLGE 
TAVSİYE EDİLEN TEDAVİ BÖLGELERİ : KARIN, BEL ÇEVRESİ, İÇ VE DIŞ BACAK, KALÇA, DİZİN İÇ VE DIŞ KISMI, SIRT VE POPO. 
VAKUM SEVİYESİ : CALIPER/PERGELLE YAPILAN ÖLÇÜM SONUCUNA GÖRE ÖNCEDEN HAZIRLANMIŞ DEĞER SEÇİLİR : 200-240 MB 
TEDAVİ SÜRESİ : UYGULAMA ALANI VE SEANSA GÖRE DEĞİŞMEKTEDİR 
UYGULAMA SICAKLIĞI : – 8 C TOPLAM 
TEDAVİ SAYISI : AYNI BÖLGE ÜZERİNE 1 – 3 SEANSLIK UYGULAMA AYNI TEDAVİ BÖLGESİNE 6 – 8 HAFTA ARALIKLARLA UYGULAMA YAPILMASI ÖNERİLİR.

Soğuk Lipoliz Teknolojik Avantajları

  • EU standartlarına uygun İleri Yenilikçi Teknoloji. 
  • 2 , 3 uygulama başlığı : Bu özelliği sayesinde 2 farklı vücut bölgesine aynı anda ve sadece 70 dakika da uygulama yapma imkanı tanır. Böylelikle hem zamandan hem de maliyetten tasarruf etmeyi sağlar. Bu özelliği ile hasta açısından da, uygulayıcı açısından da tercih edilmektedir.
  • Dünya çapında da 450 sistemle , 250.000 den fazla uygulama gerçekleştirilmiştir.
  • Medikal kullanım için uygundur. CE-005 ye sahiptir.

Soğuk Lipoliz Klinik avantajları ;

  • Etkili ve güvenli bir sistemdir.
  • Non-invasive ve acısızdır.
  • Tolera edilebilir, keyifli bir uygulamadır.
  • Tek uygulamadan sonra bile görülen olumlu etki
  • Adipose dokuda kalıcı ve olumlu etki
  • Uygulama sonrasında diyet ve egzersiz önerilmez. Ancak uygulama karınyağları için idealdir, iyi bir zayıflama için akupunktur, mezoterapi soğuk lipoliz ve spor ile mümkündür.
  • Kalıcı sonuçlar 15 günde belli olmaya başlar. Esas istenilen sonuçlara da 12 hafta da ulaşılır.
  • İyileşme dönemi çok kısa bir sürede gerçekleşir
  • İyileşme süreci yoktur ve ağrı kesici ilaçlara gerek duyulmaz.

Soğuk Lipoliz Klinik Uygulama Alanları

  • Full Body Contouring / Tüm vücut için şekillendirme
  • Lokalize yağ dokusunun tedavisi
  • Liposuction uygulamalarına alternatif ameliyatsız bir uygulama

Soğuk Lipoliz Etkisi Klinik Çalışmalarla Kanıtlanmıştır:

Uygulamasının olumlu etkisi ve güvenilirliği farklı kliniklerde yapılan çalışmalar da, dünyanın farklı yerlerindeki sayıları 250.000 I aşan hastalara yapılan tedavilerle kanıtlanmıştır..

Soğuk Lipoliz Klinik uygulamaların sonuçları

Abdominal bölge de ortalama 5,9cm. incelme. % 94 hasta memnuniyeti..

Uzm. Dr. Pınar KOÇYİĞİT

SOĞUK LİPOLİZ

CRYOLİPOLİZ

İstenmeyen bölgesel yağlar; bayan, erkek günümüz insanının en büyük sorunlarından biridir. Ne yazık ki spor, akupunktur ve diğer uygulamalar ile karın yağları üzerinde etkisi bir yere kadardır.

Mezoterapi ile kombine yapılan soğuk lipoliz uygulamaları karın yağlarının etkin bir şekilde azalmasını sağlayabilir.

Cryolipoliz soğutma sistemi; yağ hücrelerini ameliyatsız bir şekilde parçalar ve yok eder. Amerika’da yapılan araştırmalar sonucunda etkinliği kanıtlanmış olan bu yöntem FDA onayı alarak güvenilir ve tedavi amaçlı kullanılabilir bir uygulama olduğunu dünyaya kabul ettirmiştir.

Soğuk lipoliz tedavisi vücudun göbek, yan bölge, sezeryan doğum sonrasında oluşan alt karın, sırt, basen, bacak gibi bölgelerinde oluşan yağ birikimlerinin %20 ile %50 oranında kalıcı olarak azalmasını sağlayan bir tedavidir. Her yaştan erkek ve kadınlara uygulanabilen, özellikle yoğun tempolu iş ve özel yaşamlarından ödün vermek istemeyen kişilerin tercih ettiği ağrısız ve acısız bir işlemdir.

Bu yöntem, yoğun ve kalıcı lokal yağ depolanmalarını azaltarak vücudu şekillendiren liposuction gibi geleneksel tedavi yöntemlerinden çekinen kişiler için iyi bir alternatiftir. Ayrıca Liposuction sonrası nekahat döneminde görülen ağrılar, iş kayıpları ve hayat kalitesindeki düşüşler bu yöntemde görülmemektedir.

Soğuk lipoliz, cilt üstüne uygulanan soğuk enerji ile cilt altı yağ tabakasının diğer dokulara zarar vermeden dondurulması ve donan yağ hücrelerinin vücudun kendi biyolojik döngüsü ile vücuttan atılması işlemidir.

Uzm. Dr. Pınar KOÇYİĞİT

HİFU

Ameliyatsız Yüz Germe – Kol Germe

HİFU ile

Günümüzde ameliyattan çekinenler için alternatif yöntemler var. Botoks, dolgu, çeşitli vitamin uygulamaları, doku sıkılaştıran bazı enjeksiyonlar sıkça başvurulan seçenekler arasında. Bunun yanında enerji teknolojileri; lazer, radyofrekans ve ultrasonik uygulamalarla yüzde gençleştirme, cilt kalitesinde artış, cilt üzerindeki düzensizliklerin azaltılması, renk düzeninin sağlanması mümkün.

Sıvılarla yüz germe; Yaşlanma etkisiyle hacmini kaybetmiş olan bölgelerin, kırışıklıkların ve ince çizgilerin doldurulmasıyla cildin gerilmesini sağlayan yöntemlerdir.

Uzm. Dr. Pınar KOÇYİĞİT

CİLT GENÇLEŞTİRME

Kampanyalarımız için arayınız

  1. HİFU (Ameliyatsız Fokuslu Ultrason ile Yüz Germe

2. Botox

3. Doğal Dolgu

4. Plexr

ve Cryolipoliz ile neler yapılır aşağıda sırasıyla açıklanmıştır.

Tel : 03125036369 ARMA KULE / ÇUKURAMBAR

Yüzümüzde yaşlanmayı artıran en önemli şey mimik kaslarının aşırı kullanımıdır. Botox, kasların aşırı kullanımı sonucu oluşan cilt çizgilerini hafifletmek veya azaltmak amacıyla kullanılan bir tedavi yöntemidir. En sık kullanıldığı bölgeler; kaş çatma çizgisi, kaz ayakları çizgileri ve alındaki yatay çizgilerdir.

Botox nedir?

Botox , Clostridium botulinum toksininden elde edilen kas gevşetici bir ilaçtır. Botulinum direkt kas içine enjekte edilir. Böylece enjekte edildiği bölgedeki kasların sinirler tarafından uyarılmasını geçici süreyle engelleyerek aşırı kasılmaları azaltır.


Botox kırışıklıkları nasıl düzeltir?
Yüzümüzdeki dinamik kasların (mimik kasları ) aşırı çalışması sonucu üzerindeki cilt katlanır ve zamanla çizgiler oluşmaya başlar.
Botox uygulanan bölgede kasların hareketi azaltılarak üzerindeki cildi kırıştırması engellenir ve deri gerginlik kazanmış olur.


Botox yüzde hangi bölgelere uygulanıyor?
Yüzün üst kısmındaki mimik çizgileri, glabella (iki kaş arası ), göz kenarı, alın ve burun kökü (bunny çizgileri ) sıklıkla Botox uygulanan yerlerdir.

Kaş araları Botox da sağlamaya çalışılan etkiler nelerdir?
Kaşların arasına Botox yapıyorsak sağlamak istediğimiz bir kaç etki söz konusudur. Hastanın endişeli veya kızgın görünen bir yüz ifadesi varsa, glabellaya Botox enjekte ederek bu ifadeyi yaratan bölümü rahatlatmış, gevşetmiş oluruz.

Göz çevresi (kaz ayağı )’nda Botox uygulaması
Botox ile kaz ayağı çizgilerini tedavi ettiğimizde çizgilerin derinliğinin ve sayısının azaldığını görülür.

Nelere dikkat edilmesi gerekiyor?
İlk olarak uygun ürünü kullanmak gerekiyor. Doğru ürün, doğru sulandırma ve uygun sterilizasyonun sağlanması dikkat edilmesi gereken konulardır.B

Riskleri var mıdır?
Doğru prosedürler uygulandığı takdirde yan etkiler minimum olacaktır. Enjeksiyon sonucunda lokalize enfeksiyon, ağrı, enflamasyon, his kaybı, hassasiyet, kızarıklık, morluk ortaya çıkabilir. Çok nadiren göz kapağı düşmesi görülebilir. Fakat Botox’un bu yan etkilerinin yanında bir avantajı vardır. Eğer Botox bir yan etki oluşturduysa bu her zaman kendiliğinden geçecektir yani geri dönüşümlüdür.


Botox nasıl uygulanıyor?
Uygulama yapılacak bölge dezenfekte edildikten sonra çok ince iğnelerle kas içine enjeksiyon yapılıyor. On dakikalık tek seans işlem için yeterli oluyor.

Sonuçları ne zaman görülüyor?
Enjeksiyondan sonra üçüncü günden itibaren etkisini göstermeye başlıyor. Kişiden kişiye değişmekle beraber etkisi 10-14 gün içinde tamamlanmış oluyor.


Botox etkisi ne kadar sürüyor?


Botox un etkisi ortalama 4-6 ay kadar sürüyor. Kalıcılık süresi kişiden kişiye farklılık gösterebiliyor. Zaman zaman biraz daha kısa veya uzun olabiliyor.


Botox uygulamasında yaş sınırı varmıdır?
Yüzünde dinamik kırışıklığı olan 18 yaş ve üstü herkese uygulanabilen güvenli bir yöntemdir. Kırışıklık derinse tek tedavide tamamen yok olmaz fakat derinliği azalır.B


Botox estetik dışı endikasyonları nelerdir?
Migren, spastik felç, şaşılık, idrar kaçırma, aşırı terleme, Diş sıkma gibi tıbbın farklı alanlarında farklı endikasyonda kullanılmaktadır.


BOTOX aşırı terlemede ki etkisi nasıldır?
Koltuk altı, el içi ve ayak tabanı terlemesine karşı Botox uygulamaları yapılmaktadır. Bu yöntem ter bezlerini çalıştıran sinirlerin faaliyetini azaltarak aşırı terlemeyi azaltır.

Dudak Dolgusu Nedir ve Nasıl Yapılır?

Yaşlanmanın getirdiği bazı belirtilerin yanında bakımsız kalması, dış etkenler, düzensiz ve sağlıksız beslenme, yüz mimikleri, ciltte bulunan hyalüronik asit oranının azalmasıyla birlikte cilt elastik yapısını kaybetmeye başlar. Bu durum ise ciltte kırışıklıklarına ve sarkmalara, dudak ve göz çevresinde çizgilere yol açar.

Zamana bağlı kırışıklıkları, dış etkenlerin oluşturduğu bu çizgileri ve sarkmaları yok etmek için birçok yöntem uygulanır. Bu yöntemlerden biri de dolgulardır. Özellikle ince dudak yapısına sahip kişiler dudaklarının daha dolgun, hacimli gözükmesi için dolgu uygulamalarından yararlanırlar.

Dudak dolgusunu kimler yaptırabilir?

Herhangi bir sağlık problemi yaşamayan hemen her kişi dudak dolgusu yaptırabilir. Ancak yaş aralığına alınırsa dolgu yaptırma yasal yaşı 18’dir. 18 yaşından küçükler, ailesinden izin alındığı zaman yaptırabilir. Fakat bu izin alınmış olsa bile birçok doktor zorunlu olmadıkça 18 yaş altı kişilere dudak dolgusu pek yapmaz.

Dudak dolgusunun yan etkileri var mıdır?

Deneyimsiz kişiler tarafından yapılırsa istenmeyen sonuçlar elde edilebilir. Bu yüzden yan etkiler sıklıkla yaşanabilir. Bunun haricinde çok fazla riskli bir uygulama değildir. Hafif morarma, kızarıklık ve şişlik dışında yan etki görülmez. Bu etkiler de birkaç gün içinde kendiliğinde geçer.

Dudak dolgusu ile neler yapılabilir?

Dudak dolgusu ile birçok işlem yapılabilmektedir.

  • Dudak dolgunlaştırma, hacim kazandırma
  • Dudakların şekillendirilmesi
  • Asimetri ve simetri bozuklukları giderilir
  • Sarkmalara karşı düzeltme
  • Dudaklara kontur yapılması
  • Yapılan konturun belirginleştirilmesi

Dudak dolgusu ne kadar sürede yapılır, kalıcılığı ne kadar sürer?

Dudak dolgusuna başlamadan önce anestezik krem ile uygulama yapılacak bölge uyuşturulur. Yaklaşık on beş dakika sonra dolgu maddesi dudağa enjekte edilmeye başlanır. Bu işlem ortalama 15-20 dakika sürer. Dudak dolgusunun kalıcılığı ise kişinin yaşam tarzına, fiziksel özelliklerine ve enjekte edilen maddenin özelliklerine, uygulama tekniğe göre 6 ay- 24 ay arasında devam eder.

Dudak dolgusu stilleri nelerdir?

Dudak dolgusu stilleri arasında klasik dudak, eve stili dudak, rubina dudak, cupid lip, pierlique ve melek kanadı dolgusu gibi stilleri bulunmaktadır.

GÖZ ALTI IŞIK DOLGUSU

Göz altı bölgesinde çökmeler morluklar bizi yaşlı gösterebilir. Arkadaşlarınızdan sürekli yorgun, uykusuz göründüğünüzü duyabilirsiniz. Bazen genç yaşlardan itibaren bu durum mevcut olabilir. Yaşlanma ile beraber ise yanak dokusu aşağı doğru yer değiştirdiği için bu alanda çöküklük oluşabilir. Uzun süre ekran bakma, allerjik durumlar, genetik nedenler, aşırı uykusuzluk göz altında yorgun bir görünüm nedeni ile olabilir.

Bu durum için göz altı bölgesine dolgu uygulaması yapılabilir. Hyalüronik asit içeren dolgular bu işlemde kullanılmaktadır. Göz altı alana verilen dolgu bu alana hacim verir, göz altı yanak geçişini daha belirsiz hale getirir. Ayrıca işlem sonrası morluklarda azalmalar olabilir. Sık sorulardan biri kalıcılıktır. Işık dolgusu kalıcılığı yaklaşık olarak 1.5 yıl civarında gibi durmaktadır. Tabiki kişisel farklar olabilir. Her işlemde olduğu gibi bu işlemde mucize yaratmaz. Burada en önemli durum uygun olan kişiye bunu yapmaktır. Çöküklük olmayan hastalara bu işlem sadece morluk açmak için genelde önerilmez. Beraberinde çökme varsa etkisi daha dramatik görülür. Çeşitli tekniklerle yapılır. Bir teknik kanül tekniğidir. Bir noktadan girilir. Dolgu göz altı alana yavaşça verilir. Etki hemen farkedilir.hasta diğer tarafa baktığı zaman etkiyi görecektir. Bu alanlarda aşırı düzeltmeden kaçmak gerekir. Ilerleyen dönemde ödeme sebep olabilir. Ayrıca bu işlem sonrası morluk ve şişlikler olabilir. Zamanla geçecektir.

 

PLEXR Plasma İle

LEKE ve KIRIŞIKLIK TEDAVİLERİ

  • Non Cerrahi Göz Çevresi Kırışıklığı tedavisinde yardımcı
  • Stria (çatlak) patolojilerinin tedavisinde yardımcı
  • İstenmeyen Cilt rengi patolojilerini düzeltilmesinde yardımcı (hiper ve hipopigmentasyon)
  • Siğil ve et Beni tedavisinde yardımcı (Öncesi sonrası homeopatik tedavi)
  • Fibroma düzeltme
  • Keratoz temizlenmesi
  • Mikropigmentasyon temizleme
  • Akne ve sonrasında oluşan iz patolojilerinin tedavisinde destekleyici
  • Suçiçeği skar patolojilerinin tedavisinde destekleyici
  • Periorbital iz, leke kalınlaşma patolojilerinin tedavisinde destekleyici
  • Boyun ve yüzde iz patolojilerinin tedavisinde destekleyici
  • Periumblikal iz patolojilerinin tedavisinde destekleyici
  • Doğum Skarı patolojilerinin tedavisinde destekleyici
  • Ameliyat Skar izlerinin düzeltilmesi (doğum, troid….)
  • Tüm Kırışıklık ve Yanık İzi patolojilerinin tedavisinde yardımcı
  • Kazayağı ; Göz çevresinde yer alan patolojileri,
  • Çizgi ve Kırışıklık; Dudak üstünde yaşlanmaya bağlı oluşan patolojileri,
  • Kulak önünde meydana gelen kırışıklıkve patolojileri
  • Yağ oluşumu ile meydana gelen kistler,
  • Karın bölgesi ve çevresindeki çatlaklık patolojileri

 

Ameliyatsız Yüz Germe

HİFU ile

Günümüzde ameliyattan çekinenler için alternatif yöntemler var.
Botox, dolgu, çeşitli vitamin uygulamaları, doku sıkılaştıran bazı enjeksiyonlar sıkça başvurulan seçenekler arasında. Bunun yanında enerji teknolojileri; lazer, radyofrekans ve ultrasonik uygulamalarla yüzde gençleştirme, cilt kalitesinde artış, cilt üzerindeki düzensizliklerin azaltılması, renk düzeninin sağlanması mümkün.

Sıvılarla yüz germe; Yaşlanma etkisiyle hacmini kaybetmiş olan bölgelerin, kırışıklıkların ve ince çizgilerin doldurulmasıyla cildin gerilmesini sağlayan yöntemlerdir.

Botox ; Yüzdeki kırışıklıklar, daha çok alın, göz çevresi ve kaş arası kırışıklıklarının tedavisinde kullanılıyor. Botox, enjekte edilen bölgede geçici süre kasların işlevini kısıtlıyor. Kullanım süresi ise 5-6 ay, arzu edilirse tekrarlanabiliyor.

Dolgu Yüzdeki kırışıklıkların ve çökmelerin giderilmesi, yüz kontürlerinin iyileştirilmesinde kullanılıyor. Büyük çoğunluğu laboratuvar ortamında elde edilen dolgunun ciltte kişiden kişiye değişen belli kalış süreleri vardır. İstenirse uygulama 8 ay-1 yıl sonra tekrarlanabiliyor. Burada dikkat edilmesi gereken nokta seçilen dolgu malzemesinin  kaliteli  ve güvenilir olması, iyi bir teknikle uygulanmasıdır.

Ameliyat olmadan yüz germe yöntemleri; ultrasound teknolojisi ve radyofrekansla cilt altından cildin en üst tabakasına kadar olan tüm tabakalarda gençleşme, yenilenme, sıkılaşma meydana gelebiliyor.

SOĞUK LİPOLİZ

CRYOLİPOLİZ

İstenmeyen bölgesel yağlar; bayan, erkek günümüz insanının en büyük sorunlarından biridir. Ne yazık ki spor, akupunktur ve diğer uygulamalar ile karın yağları üzerinde etkisi bir yere kadardır.

Mezoterapi ile kombine yapılan soğuk lipoliz uygulamaları karın yağlarının etkin bir şekilde azalmasını sağlayabilir.

Cryolipoliz soğutma sistemi; yağ hücrelerini ameliyatsız bir şekilde parçalar ve yok eder. Amerika’da yapılan araştırmalar sonucunda etkinliği kanıtlanmış olan bu yöntem FDA onayı alarak güvenilir ve tedavi amaçlı kullanılabilir bir uygulama olduğunu dünyaya kabul ettirmiştir.

HYDRA FACIAL

Cildi en kolay yoldan gençleştirmek

Yeni nesil cilt bakımı

Yüzyıllardır insanlar, gençliğin anahtarını arıyor. Sonsuza kadar yaşama hissini veren bu gençlik arayışı; bugün sağlık alanında, güzellik endüstrisinde, wellness ve spor konusunda şahit olduğumuz gelişmelerin de nedeni olmuş durumda.

Suyun iyileştirici yapısı, her zaman güzelliğin temel unsurlarından bir tanesi olmuştur. Düzenli su içmek, su ile arınmak ve kullanılan malzemelerde suya yer vermek; kullanım alanlarından bazılarıdır. Şimdi, suyun
HydraFacial ile bambaşka bir faydası ile karşı karşıyayız.

HydraFacial Nedir?

Hızlı, pratik ve etkili, doğal ve en güzel.

Yeni nesil cilt bakımı ve gençleşme uygulamalarından HydraFacial Cildi yeniler, kusursuza yakın güzel bir yapıya kavuşturur. Sağlık verir.

HydraFacial Nasıl Fayda Sağlar?

Hydra sulu vakumlama ile hyrafacial denilen yüz temizleme yapılır,
Oksijen Sprey kullanımı, Bipolar Radyo Frekans tekniği ve Elmas Dermabrazyon yöntemini kullanır.

Cildi Temizler ve Arındırır

Cildimiz, sayısız minik gözenekle kaplıdır. Bu gözenekler cildin nefes aldığı noktalardır. Gözenekler vücudun her yerinde vardır ancak kimi bölgelerde çok daha belirgin olurlar. Örneğin yüzdeki “T Bölgesi” olarak adlandırılan, alın ve burnu kapsayan kısım, gözeneklerin belirgin olduğu yerlerden birisidir. Bunun yanısıra çenedeki dudakla üç arasında kalan bölge, yanaklar ve çehrenin çerçeve isminin altında da gözenekler irileşebilir. Bu gözenekler, zaman içerisinde kirle dolabilirler. Düzgünce arıtılmayan makyaj ile şehir hayatında sık karşılaşılan is, pas ve kir bu gözeneklerin zamanla dolmasına neden olur. Bu dolma, zamanla siyah nokta ve sivilce gibi şikayetlere neden olabilir. 

Evde yapılan günlük temizleme ve tonikleme ile, daha sık aralıklarla uygulanan maske ve peeling uygulamaları bu birikintilerle mücadele etmede yardımcı olabilir. Bunlar Hydrafacial ile temzilenir.

Yeni nesil cilt bakımı ve gençleşme uygulamalarından HydraFacial ise tam da bu noktada devreye girer. Cildin üzerinde zaman içerisinde birikenleri, hidro sıvı basınçlı vakum ünitesi teknolojisi sayesinde temizler. Verdiği oksijen sayesinde cildi canlandırır, ölü derileri ve artıkları uzaklaştırır ve cilt yenilenmesine katkı sağlar.

Canlandırma

HydraFacial uygulaması, temizleme etkisinin yanısıra cildin gençleşmesi için de anahtar konumundadır. Radyofrekans başlığının sağladığı yüksek frekans dalgaları, cilt yenilenmesi için yardımcı olur. Bu sayede kırışıklıklar, sarkmalar ve lekeler giderilebilir. Cilt, en duru ve en sağlıklı görünümüne kavuşur.

HydraFacial ile Çözülen Cilt Problemleri Nelerdir?

Temel prensipleri arındırma ve canlandırma olan bu yöntem, ciltle ilgili pek çok farklı sorunu çözebilmektedir.

  • Yaşlanmanın ilk belirtileri olan ince çizgiler ve bunların derinleşmesi ile meydana gelen kırışıklıklar
  • Gözeneklerde kır birikmesi ile oluşan siyah noktalar, ciltteki yağlanma ve sivilcelenme problemleri
  • Kirle ve yanlış bakım uygulamaları ile genişleyen ve tıkalı gözenekler
  • Zamanla cilt üzerinde oluşan güneş lekeleleri ve cildin kendi tonundan farklı bir tona evrildiği pigmentasyon
  • Cilt tonunda doğuştan veya sonradan meydana gelen ton düzensizlikleri
  • Cilt tonunda gerçekleşen kararmalar

Uzm. Dr. Pınar KOÇYİĞİT

KANSER

Bu zorlu süreçte Kişiye özel beslenme, Fitoterapi, Homeopati, Akupunktur, Elektro akupunktur, Detoks, Fonksiyonel Tıp, Ozon Terapi uygulamaları ile destekleyici tedavileriniz yapılabilmektedir.

Kanser Tedavisi Destekleyici Tedaviler

Kemoterapi almak istemiyorum yada kemoterapi ile birlikte destekleyici tedaviler almak istiyorum diyorsanız;

Homeopati ülkemide yeni yeni uygulanmaya başlanmıştır, lütfen yazının tamamını okuyun ve iletişime geçin

SIRASIYLA

Besinler, Fitoterapi, Homeopati aşağıda anlatılacak olup tedaviye bir bütünün parçalarını tamamlama şeklinde hareket ederek ivedi başlanmalıdır. Kemoterapi ilaçları ile beraber yapılabilen işlemler ve tedaviler olduğu gibi kemoterapiden sonra verilebilecek olanlar ya da hiç kemoterapi ilaçlarını istemeyen kanser hastalarına uygulanacak kür ve yöntemlerle nasıl hangi adımlar atılabilir iyi bir muayeneden sonra başlanılabilmektedir.

Yeşil-Kırmızı-Turuncu besinler, Mantarlardan nasıl faydalanırız.

Mantarlar

Hericium, Maitake, Shii-TakeAuricularia  mantarları ile tümör yükü alınmış kanser hastalarında immün sistem güçlendirilirken tümör gelişimi durdurmaya yardımcı olur. İlgili bilgiler MÖ. yıllara dayanmaktadır.

Deniz Yosunları, kahverengi yosunlar

İçeriğindeki doğal bileşenler, sitotoksik T lenfositleri ve doğal öldürücü hücrelerin aktivite ve sayılarını arttırır,kansere karşı savunma ve yok etme sistemini güçlendirmeye yardımcı olur. 

Ascophyllum Nodosum’un ana olarak güçlü bir prebiotik, omega-3 ve çinko deposu ve zengin bir antioksidan çeşitliliğine sahiptir. Bu özellikler başlı başına kanser ile mücadelede önemli yardımcı etmenler. Bu özelliklerin yanında uzmanlar, içerisinde bulunan çeşitli bileşikler dolayısıyla, Ascophyllum Nodosum’un antikanserojen özelliği üzerinde yoğunlaşmaya başladılar. Bu bileşiklerden başlıcalarını ve üzerinde yapılan çalışmalardan bazılarını kısaca şöyle özetleyebilriz

Fukoksantin

Fukoksantin, çok sayıda moleküler ve hücresel işlemi etkileyen bir bir karetenoid pigementtir. Kanser hücreleri üzerinde güçlü etkiler yapabildiği ve yerleşmiş sitotoksik ilaçlarla birlikte sinerjik aktivite gösterebildiği gözlemlenmiştir. Bu, kanserin çeşitli türleri için ilginç bir anti-kanser bileşiği olabileceği ihtimalini arttırıyor.

Fucoidan

Ascophyllum Nodosum’dan alınan fucoidan üzerinde yapılan çalışmalar kanser tedavisinde kemoterapötik ajanlarla kombine edilebilen etkinliği ile ilgili potansiyeli vurgulamaktadır.

Ascophyllan

Kahverengi alga Ascophyllum Nodosum’dan izole edilen sülfatlanmış polisakkarittir. Uzmanlar Ascophyllan’ın kanseri önleyici ve tedavi edici etkileri üzerinde yaptıkları çalışmalardan etkileyeci sonuçlar elde ettiklerini belirtiyorlar.

Polifenoller

Algal polifenoller karasal bitki polifenollerinden farklıdır. Karasal bitkilerden polifenoller gallik ve elagik asitten türetilirken, alg polifenolleri, kloroglisin birimlerinden türetilmiştir. Çok geniş bir yelpazede potansiyel biyolojik aktivite sağlayan son derece heterojen bir molekül grubu oluştururlar. Yapılan çalışmalar polifenollerin vücuttaki radikalleri temizlemede üstün yetenekleri olduğunu göstermiştir.

Fitoterapide

EN ÇOK KULLANILAN BİTKİLER
Brokoli filizi: En güçlü ve doğal antikanser sulforafanı içerir. Kanser kök hücreleri ile çeşitli kanser hücrelerinin öldürülmesi ve ilaçların etkisinin artırılmasında çok yararlıdır. 

Çin geveni: Bağışıklık sisteminin uyarılması ve kanser tedavisinin başarısının artırılması konusunda yararlanılır.  

Koenzim Q10: Kanser tedavisinin başarısının artrılması ve kalbin korunmasında etkilidir.  

Reishi mantarı: Bağışıklık sisteminin uyarılması, kanser hücrelerinin öldürülmesi, aşı, kemoterapi ve akıllı ilaçların etkinliğinin artırılması ile yan etkilerin azaltılmasında faydalıdır.  

Yeşil çay: Çeşitli kanser hücrelerinin öldürülmesi ve ilaçların etkisinin artırılması gibi özellikleri vardır.  

Çörekotu yağı: Kanser hücrelerinin öldürülmesi, kanser ilaçlarının etkinliğinin artırılması, karaciğer ve böbrek fonksiyonlarının korunması amaçlı kullanılır.

Zerdeçal: Kanser kök hücrelerinin öldürülmesi, kanser ilaçlarının etkisinin artırılması türü özellikleri bulunur. Zerdeçal ekstraktlarının emilimi artırılması için kara biber ekstraktıyla beraber kullanılması gereklidir.

KIRMIZI -MOR BESİNLER

Kırmızı-mor renkteki besinler, yüksek antioksidan kapasitesiyle kanserden korumaya yardımcıdır. Çalışmalar, kırmızı meyvelerde bulunan antioksidan öğelerin özellikle kolon kanseri üzerinde etkili olduğunu gösteriyor. İçeriklerindeki ellajic asit ve polifenoller, tümör hücrelerinin büyümesini yavaşlatıcı etki gösteriyor. Bu nedenle diyette, tek bir besine bağlı kalmadan renkli ve çeşitli beslenme önemlidir. Kırmızı besinler, günlük beslenmemizde bulunması gereken faydalı besinlerdir. Renkli ve sağlıklı bir diyetin en önemli renklerinden biri olan kırmızı sebze ve meyveler, kırmızı rengini ‘likopen’ ve ‘antosiyanin’ olarak adlandırılan doğal pigmentlerden alırlar. Domates, greyfurt, karpuz, nar, kuşburnu, şalgam, kırmızı pancar gibi kırmızı besinlerde bulunan likopen, pek çok kanser türüne karşı koruyucu güçlü bir antioksidandır . Ayrıca karpuzun beyaz ksımıda ayrı bir özel değerdir, yapıtaşları için gerekli olup yenmesi çok faydalıdır.

YEŞİL BESİNLER

Yeşil çay, brokoli, brokoli filizi, brüksel lahanası, enginar, kuşkonmaz, TAZE sarımsak, kereviz sapı.

Omega 3 kaynakları, D vitamini ve probiyotiklerde unutulmamalıdır; Hamsi, istavrit gibi yüzey balıkları iyi bir omega-3 kaynağı olurken, kefir tüketimi probiyotikleri artırır güneşlenmek ve dil altı alınan D vitaminleri günlük ihtiyaçlarımızı karşılar.

TURUNCU (turuncu ve sarı) BESİNLER

Zerdeçal, Trabzon hurması, Doğal Somon balığı, ceviz, balkabağı, havuç, Limon, greyfurt, MANGO



HANGİ KANSERE HANGİ BİTKİ VERMELİYİZ BERABER KARAR VERECEĞİZ !

Bazı bitkilerin hemen her kanserde tedaviye yardımcı yönleri olduğu belirtiliyor. “Bitkisel desteklerin kaliteli ve standardize ekstraktlar (özütler) arasından seçilmesi gerek. Böylece daha etkili ve güvenli destek sağlamak mümkün olur” diyor.

Yemekler az ve yavaş yenmeli karbonhidrat alımı en düşük seviyeye getirilmelidir.

Akciğer kanseri: Çin geveni, çörekotu, ışgın, reishi mantarı, yeşil çay, zencefil, zerdeçal / karabiber ikilisi, zeytin yaprağı. 

Kalınbağırsak kanseri: Akgünlük, brokoli filizi, çemen otu, çörekotu, deve dikeni, ginkgo biloba, karahindiba, reishi mantarı, yeşil çay, zencefil, zerdeçal.

Meme kanseri: Akgünlük, brokoli filizi, karahindiba, ökseotu, pelinotu, reishi mantarı, yeşil çay, zencefil, zerdeçal / karabiber ikilisi, zeytin yaprağı.

Lösemi :
greyfurt, portakal, maydanoz, soğan, çay, nar, papatya, buğday filizi, bitkisel kökenli içecekler fayda verebilmektedir.

HOMEOPATİ’de Uygulanan Bazı Tedaviler

İlgili Homeopat Hekimin muayenesi ile verilen ilaçlardır. Bazı örnek ilaçlar;

Mide Kanserinde

Ars3C
HydrTM
HamTM/200C

Malign Melanom

Ant-c200C
Rut6C
Calc-p3D
Symp200C

Mesane Kanseri

Thu30C
Carcin30C
GeraniumTM 

Akut ve Kronik Myeloid Lösemi

Nat-m30C
Kal-m6D
Fer-p6D
Chin-s3D
CeanTM
Carb-v200C

ve bazı Schussler Tuzları ile desteklenebilmektedir.

Homeopatik tedaviler kişiye özel anamnez alınarak belirlenir.

Bu homeopatik tedavi ürünleri Almanya ve Avusturya’dan temin edilirken, 2018 yılından itibaren Schüssler Tuzları Ülkemizde’de bulunmaktadır.

Uzm. Dr. Pınar KOÇYİĞİT
Translate »