• 03125036369
  • drpinarkocyigit@gmail.com

Category ArchiveGenel

Koronavirüs

Koronavirüs hastalığı (COVID-19), yeni keşfedilen bir koronavirüsün neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır.


Genel olarak bilinenler

COVID-19’a neden olan virüs, genellikle enfekte kişinin öksürmesi, hapşırması veya nefes vermesi sonucu oluşan damlacıklar yoluyla bulaşır. Bu damlacıklar çok ağır olduğundan havada asılı kalamaz ve hemen yere ya da yüzeylere düşer. Buralarda da belirli sürelerden fazla canlı kalamazlar.

Bilinen En yaygın Semptomlar:

  • Ateş
  • kuru öksürük
  • yorgunluk
  • Tad ve koku almada bozukluklar
  • Eklem ağrıları (özellikle gece)
  • daha seyrek görülen diğer bazı semptomlar:
  • ağrı
  • boğaz ağrısı
  • ishal
  • konjunktivit
  • baş ağrısıl
  • tat alma veya koku duyusunun kaybı
  • ciltte döküntü
  • el veya ayak parmaklarında renk değişimi,
  • bağlantısı tam olarak kurulmamış diğer pek çok semptom

Eldeki bilgiler ve imkanlar çerçevesinde PNEUMOVAX 23, PREVENAR gibi Pnömokok Aşısı bazı kronik hastalığı olanlarda hastalanmadan bazı tedbirleri almak açısından faydalı olabilir.

Bunun yanında İmmün sistemi güçlendirici bazı takviyeler; Propolis,
D Vitamini
N-asetilsistein,
Curcumin (zerdeçal)
Paraziter Tedavi
C Vitamini (özellikle damardan),
Alfa lipoik asit,
GLUTATYON,
Ozon Tedavisi…. gibi pek çok uygulama korunmaya, hastalıklardan daha rahat arınmaya yardımcı olabilir.

Konu ile ilgili her zaman danışabilirsiniz. (Whatts Ap. 05058334340)

Kliniğimizde Zatürre Aşısı (Pnömokok aşısı yapılmaktadır).

PNÖMONİ>>>>>

Pnömoni, ya da yaygın bilinen adıyla zatürre, akciğerdeki hava keseciklerinin iltihaplı bir sıvı ile dolmasıdır. Virüsler, bakteriler ve nadir olarak mantar enfeksiyonlarının akciğerlere ulaşmasıyla oluşan zatürre oldukça bulaşıcıdır.

Hastalık her yaşta görülebiliyor ancak 2 yaş altı çocuklarda, bağışıklık sistemi çok zayıf kişilerde ve 65 yaş üstü kişilerde zatürre oldukça tehlikeli olabiliyor. Zatürre, daha çok kalp hastalığı ya da önceden geçirilmiş akciğer hastalığı olan çocuklar ile erken doğumlarda görülüyor.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada her yıl 100 kişiden 1-2’si zatürreye yakalanıyor. Zatürre belirtileri üst solunum enfeksiyonu ve griple çok sık karıştırıldığı için hastalar doktora geç başvurabiliyor, bu da hastalığın ilerlemesine ve tedavinin gecikmesine yol açıyor. Dünyadaki tüm ölümlerin yaklaşık %7 kadarının zatürre nedeniyle olduğu düşünülüyor.

Özellikle KOAH, diyabet, kalp hastalığı ve böbrek yetmezliği gibi kronik hastalığı olanlar; küçük çocuklar, hamileler ve yaşlıların zatürreden korunmak için zatürre aşısı olması için doktora başvurmaları gerekiyor.

KANSER

Bu zorlu süreçte Kişiye özel beslenme, Fitoterapi, Homeopati, Akupunktur, Elektro akupunktur, Detoks, Fonksiyonel Tıp, Ozon Terapi uygulamaları ile destekleyici tedavileriniz yapılabilmektedir.

Kanser Tedavisi Destekleyici Tedaviler

Kemoterapi almak istemiyorum yada kemoterapi ile birlikte destekleyici tedaviler almak istiyorum diyorsanız;

Homeopati ülkemide yeni yeni uygulanmaya başlanmıştır, lütfen yazının tamamını okuyun ve iletişime geçin

SIRASIYLA

Besinler, Fitoterapi, Homeopati aşağıda anlatılacak olup tedaviye bir bütünün parçalarını tamamlama şeklinde hareket ederek ivedi başlanmalıdır. Kemoterapi ilaçları ile beraber yapılabilen işlemler ve tedaviler olduğu gibi kemoterapiden sonra verilebilecek olanlar ya da hiç kemoterapi ilaçlarını istemeyen kanser hastalarına uygulanacak kür ve yöntemlerle nasıl hangi adımlar atılabilir iyi bir muayeneden sonra başlanılabilmektedir.

Yeşil-Kırmızı-Turuncu besinler, Mantarlardan nasıl faydalanırız.

Mantarlar

Hericium, Maitake, Shii-TakeAuricularia  mantarları ile tümör yükü alınmış kanser hastalarında immün sistem güçlendirilirken tümör gelişimi durdurmaya yardımcı olur. İlgili bilgiler MÖ. yıllara dayanmaktadır.

Deniz Yosunları, kahverengi yosunlar

İçeriğindeki doğal bileşenler, sitotoksik T lenfositleri ve doğal öldürücü hücrelerin aktivite ve sayılarını arttırır,kansere karşı savunma ve yok etme sistemini güçlendirmeye yardımcı olur. 

Ascophyllum Nodosum’un ana olarak güçlü bir prebiotik, omega-3 ve çinko deposu ve zengin bir antioksidan çeşitliliğine sahiptir. Bu özellikler başlı başına kanser ile mücadelede önemli yardımcı etmenler. Bu özelliklerin yanında uzmanlar, içerisinde bulunan çeşitli bileşikler dolayısıyla, Ascophyllum Nodosum’un antikanserojen özelliği üzerinde yoğunlaşmaya başladılar. Bu bileşiklerden başlıcalarını ve üzerinde yapılan çalışmalardan bazılarını kısaca şöyle özetleyebilriz

Fukoksantin

Fukoksantin, çok sayıda moleküler ve hücresel işlemi etkileyen bir bir karetenoid pigementtir. Kanser hücreleri üzerinde güçlü etkiler yapabildiği ve yerleşmiş sitotoksik ilaçlarla birlikte sinerjik aktivite gösterebildiği gözlemlenmiştir. Bu, kanserin çeşitli türleri için ilginç bir anti-kanser bileşiği olabileceği ihtimalini arttırıyor.

Fucoidan

Ascophyllum Nodosum’dan alınan fucoidan üzerinde yapılan çalışmalar kanser tedavisinde kemoterapötik ajanlarla kombine edilebilen etkinliği ile ilgili potansiyeli vurgulamaktadır.

Ascophyllan

Kahverengi alga Ascophyllum Nodosum’dan izole edilen sülfatlanmış polisakkarittir. Uzmanlar Ascophyllan’ın kanseri önleyici ve tedavi edici etkileri üzerinde yaptıkları çalışmalardan etkileyeci sonuçlar elde ettiklerini belirtiyorlar.

Polifenoller

Algal polifenoller karasal bitki polifenollerinden farklıdır. Karasal bitkilerden polifenoller gallik ve elagik asitten türetilirken, alg polifenolleri, kloroglisin birimlerinden türetilmiştir. Çok geniş bir yelpazede potansiyel biyolojik aktivite sağlayan son derece heterojen bir molekül grubu oluştururlar. Yapılan çalışmalar polifenollerin vücuttaki radikalleri temizlemede üstün yetenekleri olduğunu göstermiştir.

Fitoterapide

EN ÇOK KULLANILAN BİTKİLER
Brokoli filizi: En güçlü ve doğal antikanser sulforafanı içerir. Kanser kök hücreleri ile çeşitli kanser hücrelerinin öldürülmesi ve ilaçların etkisinin artırılmasında çok yararlıdır. 

Çin geveni: Bağışıklık sisteminin uyarılması ve kanser tedavisinin başarısının artırılması konusunda yararlanılır.  

Koenzim Q10: Kanser tedavisinin başarısının artrılması ve kalbin korunmasında etkilidir.  

Reishi mantarı: Bağışıklık sisteminin uyarılması, kanser hücrelerinin öldürülmesi, aşı, kemoterapi ve akıllı ilaçların etkinliğinin artırılması ile yan etkilerin azaltılmasında faydalıdır.  

Yeşil çay: Çeşitli kanser hücrelerinin öldürülmesi ve ilaçların etkisinin artırılması gibi özellikleri vardır.  

Çörekotu yağı: Kanser hücrelerinin öldürülmesi, kanser ilaçlarının etkinliğinin artırılması, karaciğer ve böbrek fonksiyonlarının korunması amaçlı kullanılır.

Zerdeçal: Kanser kök hücrelerinin öldürülmesi, kanser ilaçlarının etkisinin artırılması türü özellikleri bulunur. Zerdeçal ekstraktlarının emilimi artırılması için kara biber ekstraktıyla beraber kullanılması gereklidir.

KIRMIZI -MOR BESİNLER

Kırmızı-mor renkteki besinler, yüksek antioksidan kapasitesiyle kanserden korumaya yardımcıdır. Çalışmalar, kırmızı meyvelerde bulunan antioksidan öğelerin özellikle kolon kanseri üzerinde etkili olduğunu gösteriyor. İçeriklerindeki ellajic asit ve polifenoller, tümör hücrelerinin büyümesini yavaşlatıcı etki gösteriyor. Bu nedenle diyette, tek bir besine bağlı kalmadan renkli ve çeşitli beslenme önemlidir. Kırmızı besinler, günlük beslenmemizde bulunması gereken faydalı besinlerdir. Renkli ve sağlıklı bir diyetin en önemli renklerinden biri olan kırmızı sebze ve meyveler, kırmızı rengini ‘likopen’ ve ‘antosiyanin’ olarak adlandırılan doğal pigmentlerden alırlar. Domates, greyfurt, karpuz, nar, kuşburnu, şalgam, kırmızı pancar gibi kırmızı besinlerde bulunan likopen, pek çok kanser türüne karşı koruyucu güçlü bir antioksidandır . Ayrıca karpuzun beyaz ksımıda ayrı bir özel değerdir, yapıtaşları için gerekli olup yenmesi çok faydalıdır.

YEŞİL BESİNLER

Yeşil çay, brokoli, brokoli filizi, brüksel lahanası, enginar, kuşkonmaz, TAZE sarımsak, kereviz sapı.

Omega 3 kaynakları, D vitamini ve probiyotiklerde unutulmamalıdır; Hamsi, istavrit gibi yüzey balıkları iyi bir omega-3 kaynağı olurken, kefir tüketimi probiyotikleri artırır güneşlenmek ve dil altı alınan D vitaminleri günlük ihtiyaçlarımızı karşılar.

TURUNCU (turuncu ve sarı) BESİNLER

Zerdeçal, Trabzon hurması, Doğal Somon balığı, ceviz, balkabağı, havuç, Limon, greyfurt, MANGO


HANGİ KANSERE HANGİ BİTKİ VERMELİYİZ BERABER KARAR VERECEĞİZ !

Bazı bitkilerin hemen her kanserde tedaviye yardımcı yönleri olduğu belirtiliyor. “Bitkisel desteklerin kaliteli ve standardize ekstraktlar (özütler) arasından seçilmesi gerek. Böylece daha etkili ve güvenli destek sağlamak mümkün olur” diyor.

Yemekler az ve yavaş yenmeli karbonhidrat alımı en düşük seviyeye getirilmelidir.

Akciğer kanseri: Çin geveni, çörekotu, ışgın, reishi mantarı, yeşil çay, zencefil, zerdeçal / karabiber ikilisi, zeytin yaprağı. 

Kalınbağırsak kanseri: Akgünlük, brokoli filizi, çemen otu, çörekotu, deve dikeni, ginkgo biloba, karahindiba, reishi mantarı, yeşil çay, zencefil, zerdeçal.

Meme kanseri: Akgünlük, brokoli filizi, karahindiba, ökseotu, pelinotu, reishi mantarı, yeşil çay, zencefil, zerdeçal / karabiber ikilisi, zeytin yaprağı.

Lösemi :
greyfurt, portakal, maydanoz, soğan, çay, nar, papatya, buğday filizi, bitkisel kökenli içecekler fayda verebilmektedir.

Homeopatik tedaviler kişiye özel anamnez alınarak belirlenir.

Bu homeopatik tedavi ürünleri Almanya ve Avusturya’dan temin edilirken, 2018 yılından itibaren Schüssler Tuzları Ülkemizde’de bulunmaktadır.

Translate »