Hipnoz, duygu, düşünce, davranış, algı, hafıza, dikkat, kişilik, sensorial ve motor sistemler üzerinde etkileri olan bir bilinç değişikliği durumudur. Bilinçli, yapılandırılmış, sistematik ve kontrollü olarak deneyimli kişiler tarafından tıbbi sınırlar içinde uygulandığında bazı hastalıklarda düzelme sağlayabilen, bilinen en eski terapi yöntemlerinden birisidir.
Hipnoz uygulamasının günümüzden 5-6 bin yıl öncesine dayandığı çeşitli kaynaklardan anlaşılmaktadır. Hint Vedalarında ve Antik Çağ papirüslerinde hipnoz benzeri uygulamalara rastlanmıştır. Eski Mısır ve Yunan tarihinde bazı sorunlara yaklaşımda şifa verici olarak hipnozun kullanıldığı gösterilmiştir. İbni Sina modern hipnozun kurucusu olarak bilinir. 18. yüzyılda Viyana’da hekimlik yapmış olan Franz Anton Mesmer, hipnoz uygulamasının tarihinde ayrı bir yere sahiptir. Mesmer’in yaptığı çalışmalar, hipnoz dünyasının kapılarının aralanmasına katkıda bulunmuştur.
2. ETKİ MEKANİZMASI Hipnozun etki mekanizmasının açıklanmasında birçok farklı model geliştirilmiştir. Bu alandaki çalışmalar halen sürmekte olup, genel olarak biyo-psiko-sosyal model esas alınarak etki mekanizmasına ilişkin çeşitli teorik açıklamalar yapılmıştır. Hipnoz, çeşitli bilişsel ve algısal süreçleri modüle eden nöral mekanizmaların karmaşık bir etkileşimini içerir. Çalışmalar, hipnozun telkin ve imgeleme yoluyla oluşturulan iç temsiller aracılığıyla eylemin kontrolüne neden olabileceğini, prekuneus aktivitesini içerdiğini ve frontal loblar tarafından uygulanan yürütme kontrolünü yeniden yapılandırdığını göstermiştir.
UYGULAMA YÖNTEMLERİ Hipnoz uygulamasının çeşitli görüşlerde değişiklik göstermekle birlikte temel olarak 8 aşamadan oluştuğu söylenebilir: 1. Hipnoza Hazırlık Hastanın klinik olarak incelenmesi, hipnotik telkinlere ne kadar uyum göstereceği ve hipnoz derinliği konusunda bu aşamada bir fikir sahibi olunur. Hipnozun uygulanacağı ortamın hazırlanması yine bu aşamada yapılır. 2. Hipnotik İndüksiyon Hastanın gevşemesini ve odaklanmasını kolaylaştırmak için tasarlanmış bir dizi sözlü telkin ve talimat içeren aşamadır. 3. Hipnozun Derinleştirilmesi Hipnozun derinleştirilmesi, etkili indüksiyon tekniklerinin uygulanmasını, telkin edilebilirliğin artırılmasını ve terapötik ortamın dikkatli bir şekilde yönetilmesini içeren çok yönlü bir yaklaşımı içerir. 4. Hipnozun Terapötik Amaçla Kullanılması Hipnozun tedavi amacıyla kullanıldığı dinamik bir aşamadır. Psikoterapi gibi terapötik yöntemlerle birleştirildiğinde tedavi etkinliği artırılmış olur.
5. Hipnoz Sonrası Telkinler
Hipnoz sonrası telkinlerin; kişiselleştirilmesi, seans sırasında yaşanan
olumlu duyguları pekiştirecek şekilde çerçevelenmesi, faydanın hipnozun
anlık bağlamının ötesine genişletilmesini sağlar.
6. Kendi Kendine Hipnoz
Kendi kendine hipnoz bireyin öz yeterlilik ve başa çıkma mekanizmalarının
geliştirilmesiyle ilişkilendirilmiştir. Hastalara tedavi sonuçlarını iyileştirmek
ve genel refahlarını artırmak için bir araç sağlamaktadır. Ayrıca sağlık
hizmetlerine invaziv olmayan ve güçlendirici bir yaklaşım sunmaktadır.
7. Hipnozun Sonlandırılması
Hipnozun sonlandırılması, bireyleri normal bilinç durumlarına güvenli
bir şekilde döndürmek için yapılandırılmış bir yaklaşım içeren dikkatli
yönetilmesi gereken hipnozun son aşamasıdır.
Seans Bitimi Seans bitiminde geri bildirim alınmalı ve terapi sürecinin takibi yapılmalıdır.
HANGİ DURUMLARDA HİPNOZ YAPILIR ICD KODLARI İLE BELİRTİLMİŞTİR.