SAĞLIKLI ZAYIFLAMA

SAĞLIKLI ZAYIFLAMA

ABD ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık problemlerinden biri olan şişmanlık, yiyeceklerden alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olması sonucu oluşmaktadır. Biz bunu sizlere günlük kalori ihtiyacı, günlük yiyebilecekleriniz ve spor yapmanızın gerekliliği olarak belirtiriz. Vücut, besinlerle aldığı enerji fazlasını harcamazsa bunu vücudun belirli bölgelerinde yağ olarak depolamaya başlar. Son yıllarda doğal besin tüketiminin azalması, günlük iş hayatının yoğunluğu nedeniyle yanlış olan fast food tüketiminin artması, hareketli saatlerin azalması şişmanlığı etkileyen başlıca nedenler arasında yer alır. Vücutta yağ miktarının artmasıda kalp-damar sağlığımız başta olmak üzere birçok kronik rahatsızlığın da temelini oluşturur.

İnsülin direnci, kalp ve damar hastalıkları, tip2 diyabet, yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği, safra kesesi ve karaciğer hastalıkları, uyku apnesi, böbrek hastalıkları, kas ve iskelet sistemi bozuklukları, topuk dikeni, halux vagusun zarar vermeye başlaması yağlanmanın artmasıyla görülen hastalıklardır. Bu yüzden kilo vermek isteyen kişilerin en çok merak ettiği konulardan biri sağlıklı olarak nasıl zayıflarım sorusudur.

Yiyeceklerimiz İlaçlarımız

Unutulmamalıdır ki yiyeceklerimiz ilaçlarımızdır, Atalarımız “az ye, çok yaşa” az yiyirem hekime gitmiyerem” gibi güzel sözler ile bize aktarmışlardır. Yani yemeğinizi ilaç gibi yemeliyiz, az yemeliyiz yeteri kadar yemeliyiz yoksa ilaç kullanmak zorunda kalacağımız hastalıklarla karşı karşıya kalırız.

Sağlıklı zayıflama nedir?

Vücudun ihtiyaç duyduğu protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral gibi besinlerin yeterli ve dengeli miktarlarda, kişinin hormonal ve yaşam tarzına uygun olarak alınarak fiziksel yapıda herhangi bir bozukluk oluşmadan kilo verilmesine sağlıklı zayıflama denir.

Önelikle kişinin zihin olarak hazır olması gerekir. Zihin olarak hazırlamanın önemi stresi atmak rahatlamak içindir. Zihin olarak hazırlamanın hipnoz gibi çeşitli yöntemleri vardır. Stresi azalan kişinin daha kolay zayıfladığını tecrübelerimizle gözlemledik. Kişinin yaşına, cinsiyetine, sosyo ekonomik yapısına, kan grubuna, yaşadığı bölge-şehire ve beslenme alışkanlıklarına göre özel olarak hazırlanan zayıflama diyetlerine ek olarak uygulanan Fitness programları en etkili kilo verme yöntemidir. Diyet programlarında en sık karşılaşılan sorunlardan biri de kişinin hızlı bir şekilde kilo vermek istiyorum cümlesidir. Hızlı kilo verme yöntemi olarak önerilen şok diyetler, tek gıda diyetleri, yüksek proteinli ve düşük karbonhidratlı diyetler vücudun enerji dengesinde hasar yaratarak metabolizmanın yavaşlamasına ve ayrıca geri dönüşü olmayan rahatsızlıkların oluşmasına neden olabilir. Zaman zaman televizyonlarda ortaya atılan popüler zayıflama trendleri vücudun uzun süre aç kalmasını sağlayarak başta mide olmak üzere karaciğer, bağırsak, böbrek ve tiroid hormonları üzerinde olumsuz etkiye sebep olabilir. Çok düşük kalorili diyetler yerine sağlıklı beslenme alışkanlıklarını günlük yaşantımızın bir rutini haline getirmek hem yaşam kalitemizi arttırır hem de olası hastalık risklerine karşı vücudunuzu daha güçlü hale gelmesini sağlar. Örneğin kullanılan yağ miktarını kaliteli tereyağ ve zeytinyağ haricindeki yağları hayatımızdan kaldırarak sağlarız. Bunu yaparken yediğimiz köftenin, yumurtanın pişirilmesinde kullanılan yağlara dikkat ederek sağlamalıyız. Öbür yandan önerilerimizde kullandığımız bir önemli püf noktasını daha paylaşmış olalım. Bu içilen sevdiğiniz doğal kaynak suyunun bol miktarda ancak çok önemli bir husus soğuk ve çalkalanarak içilmesidir. Suyun çalkalanarak içilmesi durgun içilen sudan size daha faydalı olacaktır.

Hızlı Zayıflama

Çok zarar verici olabilir, böyle birşey planlamamak gerekir, zaten hızlı giden hızlı gelir, yaşam tarzı esas olmalıdır.

Zayıflama İlaçları

İlaçla sigara bırakma ve zayıflama şahsi fikrimdir daha zararlı olabilir. Biz önermiyoruz. Hekiminizin bilgisi dışında kesinlikle bitkisel dahi olduğu söylense ilaçla zayıflama yoluna gitmeyiniz. Zira bu bitkisel ürünlerini içine de kimyasal zayıflama ilaç etkin maddeleri belirlenen oranların onlarca misli ile konulabilmektedir.

X ilacı, takviye gıdası ile 10-15 günde zayıflattığını iddia eden reklamlı ürünleri iyi araştırarak kullanmaya karar verilmelidir. Genel olarak bu ürünlerin içerisine Sağlık otoritesinin izin vermediği miktarlarda (fazlaca) ilaç maddeleri koyarak bu zayıflamayı sağlamak isteyen ticari amaçlı ürünlere dikkat etmek, temkinli yaklaşmak sağlımız için çok önemlidir. Çok ciddi böbrek, karaciğer sorunları ile karşılaşabiliriz. Zamanında .. yosun hapları, … biber hapları, .. altın çilek hapı, …çörek otu hapları, hatta bu ara …tatlı, … çorba sizin yemeyi seveceğiniz ürünlerle yaklaşarak etkilemektedirler. Bu şekilde zayıflama ürünleri nedeniyle pek çok sağlık problemi ile karşılaşılmıştır. Lütfen dikkatli olalım.

Bazı Özel Besinlerle Zayıflama

Size çikolatalı pastalar vs. güzel yiyeceklerle zayıflatacağını söyleyenlere inanmayın, bu şekilde zayıflamak sağlığınızdan edebilir. Özellikle bazı özel isimli bu tür ürünler diyet programı olarak kullanılmaktadır bunlar evet bir süre içinde size zayıflık verebilir ama yanında hayatınızı kısaltacak neler verdiğini bilemezsiniz. Önerimiz zaman zaman en kaliteli ve lezzetlisini severek belirli ölçüde yemeniz olacaktır.

Sağlıklı zayıflama yöntemleri

Kilo verme yöntemleri için ilk basamak

sağlıklı beslenme ve

ikinci basamak ise düzenli fiziksel aktivite, Power Plate ile gün aşırı yada 3 günde bir egzersiz alışkanlığı,

üçüncüsü; Akupunktur, Soğuk lipoliz, G masajı, Lenf drenaj ve diğer zayıflama yöntemleridir. Yeni olarak Yüksek Yoğunluklu Elektromanyetik Kas Çalışmasını sağlayan cihazlar kullanılabilir.

Günlük hayatınızda uygulayabileceğiniz birkaç küçük değişiklik ile kas kütlenizi arttırabilir ve metabolizmanızı hızlandırabilirsiniz. Beslenme programınızda oluşabilecek ufak tefek aksaklıkları göz ardı etmenizi sağlayan düzenli fiziksel aktivite ile aynı zamanda kendiniz çok daha zinde hissedersiniz. Vücudunuza aşırı yüklenmeden gün içinde yapacağınız 45 dakika ya da 1 saatlik tempolu yürüyüş, yüzme, plates, aerobik, yoga gibi fiziksel aktiviteler ideal kilonuza ulaşmanızı kolaylaştırır.

Ayrıca düzenli olarak yapılan egzersizler, vücudunuzun şekillenmesine yardımcı olarak çok daha fit bir görünüme sahip olmanızı destekler. Basen, kalça, göbek, sırt gibi bölgelerde biriken yağların eritilmesinde etkin olan düzenli egzersiz sizi kalp hastalıkları, diyabet ve tansiyon gibi hastalıklara karşı da korur. Göbek eritme egzersizleri ile vücudun en dirençli bölgesindeki yağlardan kurtulabilirsiniz. Güne bol protein içeren yumurta, peynir, tahıllı ekmek, domates, salatalık, maydanoz içeren bir kahvaltı ile başlamak ve gün boyu en az 2 litre su tüketmek sağlıklı kilo vermenin yolları arasındadır.

Gluteni hayatınızdan çıkarmak çokda zor değil. Bunun için sağlıklı ve düzenli bir beslenme planı oluşturmanız gerekir Bu planı günlük olarak yaparak riayet etmelisiniz size yapılacak davet ve ikramları nasıl reddedeceğinizi önceden planlamalısınız.

Örneğin bu öğlen …. Cafede hamburger yapalım teklifine karşı hazırlıklarını yaparsanız her zaman hedeflerinizi tutturursunuz.

Glutensiz hayatta; Vitamin ve minerallerce zengin, bol lifli, doğal, besleyici sebze ve meyveler; bitkisel protein kaynakları olan kuru baklagiller; tavuk, balık ve et çeşitleri; yumurta, peynir, süt ve yoğurt gibi besleyici hayvansal gıdalar, glutensiz beslenme modelinizin yapı taşlarını oluşturmalıdır.

Pek çok kişi için işin ana öğün kısmı kolay atlatılabilir olsa da çay kahve saatlerine eşlik eden hamur işi lezzetlere karşı koymak biraz daha zorlayıcı olabiliyor. Akraba ve arkadaşlarla yapılan günler, öğlen yemeği teklifleri sizi yolunuzdan alıkoymasın. Ayrıca glutensiz un çeşitlerine yönelerek birbirinden farklı, lezzetli tarifler deneyerek de mutfağınızı zenginleştirmek elinizdedir.

Bunun yanında Glutenle direkt olarak ilişkili bir hastalığınız (Çölyak gibi) yoksa Değirmende çekildiğini bildiğiniz tam buğday unundan yapılacak ev ekmeğinin paketli glutensiz gıdalardan daha az zararlı olduğunu da düşündüğümü belirtmek isterim.

Ekmek soframızdan çıkarılamıyor ise Ekşi mayalı tam buğday unundan yapılmış ev ekmeği ile yaşam tarzı pek çok hastalıktan 1-2 yılda kurtulmamız için bir basamak olabilir.

Gelin Planlamalarımızı beraber yapalım.

Sağlıklı bir şekilde nasıl kilo verilir?

Kilo vermek isteyen birey öncelikli olarak kendine ulaşılabilir bir HEDEF belirlemelidir.. Bu HEDEF bazen öğlen yemeğinde ne yapacağının önceden planlanması ve buna uyulması şeklinde olmalıdır. Önceden planlanmayan beslenme şekilleri zayıflamanın önündeki en büyük ENGELDİR. Günlük hayatında kişiyi zorlayacak yanlış bir beslenme programı sürdürülebilir olmayacağından dolayı diyeti bırakmasına yol açar. Kişinin doğru beslenme alışkanlıkları kazanmasını sağlayan HAZIRLAYACAĞIMIZ KİŞİYE ÖZEL DİYET ve gerçekçi hedefler sağlıklı zayıflamanın yolları arasındadır. Kızartma ve aşırı yağlı gıdalardan kaçınarak haşlama ya da ızgara tarzı yemeklerin seçilmesi, hamur tatlıları yerine sütlü tatlıların tercih edilmesi sağlıklı beslenmeye atılan ilk adımlardır. Bunlar hepimizin bildiği ama ya uygulamadığı ya da uygulayamadığı konulardır. Kahvaltı, öğle ve akşam ana öğünlerinin düzenliliği ve öğün arasında meyve, ceviz, badem gibi sağlıklı atıştırmalıkların bulunması vücudun aşırı kalori almasını önler. HEDEFLERİMİZ, YANLIŞ YAPTIĞIMIZI BİLDİĞİMİZ ALIŞKANLIKLARIMIZI ancak iyi bir takip ile aşabiliriz. Bunun için iyi bir uzman takibi gerekir, uzmanınız sizi her şeyden kısıtlayacak kişi değildir, planınızı, organizasyonunuzu yapıp uymanızı sağlayacak ve sizi başarıya götürecek profesyoneldir.

Hazır meyve suyu, asitli içecekler yerine taze meyve ve bitki çayları tüketimi hem vücutta oluşan ödemin atılmasını sağlar hem de toksin madde birikimini engelleyerek detoksifiye ederek yağ yakımını arttırır. Yemeklere baharat eklemek, beyaz ekmek yerine tam buğday, çavdar ya da kepekli ekmek kullanmak ve her öğünde salata tüketmek bağırsakların çalışmasını da düzenleyerek kilo vermeyi önleyen bağırsak problemlerinin de önüne geçer.

Sağlıklı Zayıflamada Etkili Yöntemlere Yardımcı Olacaklar

  • En az 2-3 litre/gün su içmeliyiz,
  • Spor yada tempolu yürüyüş ile vücudumuzu dengelemeliyiz,
  • Metabolizmayı hızlandıran yiyecek tercih etmeliyiz,

Yeterli ve dengeli beslenerek sağlıklı zayıflama yöntemleri için mutlaka bir uzmandan yardım alınması gerekir.

KAN GRUBUNA GÖRE BESLENME

0 KAN GRUBU DİYET ÖZELLİKLERİ

Avcı toplumu olarak bilinen kan grubudur Nedeni sindirim sistemlerinin en eski insanlara göre çalışmasıdır. Bu nedenle bu grubun başarısı yağsız, et ve balık tüketmesine bağlıdır. Süt ürünleri ve tahıllar bu gruba önerilmez. Buğday gluteni, mısır, kurufasulye, mercimek gibi besinler kilo almaya yardımcı besinler olurken(zayıflamak isteyen 0 grubu bireyler bu besinlerden kaçınmalıdır), deniz yosunu, deniz ürünleri ve iyotlu tuz, karaciğer kilo vermeye yardımcıdır.

Pastırma/jambon dışında her türlü eti yağsız tüketebilirler. Deniz ürünleri ideal besinlerdir.Her türlü ekmek, simit börek uzak durulması gereken yiyeceklerdir. Zeytinyağı ve ketentohumu yağı az miktarda tüketimi idealdir. Mantar,patates, mısır, karnabahar, siyah zeytin gibi besinler uzak durulması gereken besinlerdendir. Armut, portakal, mandalina, kivi ve böğürtlen ve kavun yenmez . Muz, mango, kiraz, erik ve incir faydalı yenebilir meyvelerdir. Her türlü sos yasak listesindedir . İçecek olarak en uygunu maden suyu, yeşil çaylardır. Bu kan grubunda B ve K vitamini, kalsiyum, iyot, manganez alımına dikkat edilmelidir. Bunların eksikliği belirgin rahatsızlıklara yol açar. Bu kan grubuna sahip insanların mizaçları genelde güç, direnç, özgüven, cesaret,sezgi, doğuştan iyimserlikdir. Liderlik vasıfları ön plandadır.

A GRUBU DİYET ÖZELLİKLERİ

Çiftçi toplumu kan grubudur. Hassas bir sindirim sistemine sahiptirler. Bu nedenle vejetaryen beslenme düzeni A grubunda iyidir . Saf , doğal ve pakesiz gıda dediğimiz ev yapımı gıdalar önerilir.

Et ve süt ürünleri hızla kilo aldırırken; soyalı yiyecekler,sebzeler kilo vermede yardımcı olacaktır. Et önerilmez. Çok az miktarlarda deniz ürünleri tüketilebilir. Yine süt ürünleri de hayvansal olduğu için çok az miktarlarda fermente edilmiş olarak tüketilmelidir.

Buğdaylı besin tüketimi oldukça az olmalıdır. Protein alımı, et ürünleri tüketiminin az olmasıyla çok aza indirgenen bu grup
makarna ve tahıllarla protein alımını uygun düşer.

Sebzeler A grubunun tüketimi için çok önemlidir.Lahana, biber, domates, patlıcan, bamya, bakla gibi her türlü sebze tüketilebilir. Kültür mantarı önerilmez. Muz , mandalina, kavun dışındaki meyveler tüketilmelidir. Kahve ve yeşil çay içilebilir.

B-C-E vitaminleri kalsiyum, demir, çinko, selenyum, krom alımlarına özellikle dikkat edilmelidir. Bunların eksikliğinde görülen bozukluklar daha belirgindir. Mizaç özelliklerine bakılırsa dürüst, mazbut,yasalara saygılı, kontrollü insanlardır. Endişelerini çoğu zaman gizlerken hemen parlama özelliğine sahiptirler. Hitler bu kan grubundaydı denmektedir 🙂

B GRUBU DİYET ÖZELLİKLERİ

Göçebe hayatı süren toplum kan grubudur . Bağışıklık ve sindirim sistemleri güçlüdür, esnek bir beslenme düzenine sahiptirler. En çok kalp hastalıkları ve kansere yakalanan gruptur.

Ancak birçok hastalığın etkisinden kurtulabilen ve kan grupları içerisinde en fazla ömür ortalamasına sahip olan kan grubudur.

Mısır, mercimek, buğday kilo almasına direkt etki ederken, yeşil sebze, et, karaciğer, süt ürünleri kilo vermeye yardımcıdır. Kırmızı et tüketimi çok faydalıdır. Beyaz et tüketiminden uzak durmalıdırlar. Süt ürünlerinin tadını çıkarabilen tek gruptur; Bu grubun şekerinin süt ürünlerinin şekeriyle benzer olmasıdır. Pirinç, yulaf ve kepekli ürünler in tüketimi idealdir. Buğday, mısır ve çavdar ekmeği dışındaki ekmeklerin tüketimi önerilir.

Enginar, domates, mısır dışındaki sebzeler tüketilmelidir. Avokado, hurma, nar, kavun dışındaki meyveler tüketilmelidir. Yeşil çay bu grup için en ideal içecektir. Magnezyum, B vitamini Eksikliği en çok görülen eksiklikler olduğundan bu eksikliklere dikkat edilmelidir. Mizacına bakarsak esnek,yaratıcı, hastalıklara dayanıklı, uyumlu ve çalışkandırlar. Bir diğer isim olarak dengeci kan grubu olarak adlandırılır.

AB GRUBU DİYET ÖZELLİKLERİ

Gizemli kan grubu olarak bilinmesinin sebebi diğer kan gruplarının bileşimi olmasındandır, belirgin sınıflandırması yoktur.

En az bulunan kan grubudur. Bu nedenle kan ihtiyacı için bu grup insanlar sosyal medyada birlik olurlar. Kırmızı et, barbunya, mısır kilo almasına neden olurken, deniz ürünleri, süt ürünleri, yeşil sebzeler kilo vermeye yardımcıdır. Hindi eti dışında et tüketimi önerilmez. Çok çeşitli deniz ürünleri tüketebilirler. Levrek, mezgit, alabalık gibi balıklardan uzak durmalıdır. Süt ürünleri tüketiminde B grubuyla benzer özellikler taşır. Yulaf, çavdar,esmer pirinç ekmeği tüketilmesi ideal; mısır unu, mısır gevreği, karabuğday ürünleri tüketimi uygun olmayan tahıl ve ekmek grubuna girmektedir. Biber, mısır, turşular, enginar dışındaki sebzelerin tüketimi idealdir. Muz, avokado, mango, ayva, nar dışındaki meyveler idealdir. Yeşil çay bu grup içinde uygun içecektir. C vitamini, çinko, selenyum gibi mineral-vitamin eksikliği hastalıkları ön plandadır. Bu nedenle bu vitamin minerallerin alımlarına dikkat edilmelidir. Mizaçları incelendiğinde maneviyatına düşkün, kin tutmayan, tüm durumlara adapte olabilen, titiz, uyumlu insanlardır olduğu bildirilmiştir.


BEL FITIĞI, DİZ AĞRISI ve PROLOTERAPİ TEDAVİSİ

PROLOTERAPİ ÖNCESİNDE ve SONRASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Özellikle ilk 3 gün, Asla ağrı kesicilerden (apranax, majezik, voltaren, etol, melox vs. gibi) almayınız.

Antienflamatuar etkisi olan bu ağrı kesiciler PROLOTERAPİ nin etkisini ortadan kaldırır. Çok ağrınız olursa size reçete edeceğimiz antienflamatuar etkisi olmayan parasetamol grubu ağrı kesiciler (Parol, minoset vs) alabilirsiniz.

PROLOTERAPİ uygulandıktan sonra tedavi uygulanan bölgeye ilk 3 gün 3 saatte bir 20 dakika sıcak uygulama yapınız. Bu uygulama PROLOTERAPİ den göreceğiniz faydayı artırır (bunu eczanelerden alacağınız sıcak su torbalarıyla yapabilirsiniz. Şeker hastaları ya da duyuları azalan yaşlı hastalar sıcak uygulama sırasında hissetmediklerinden ciltlerinde yanık oluşabilir, buna dikkat ediniz).

Kan Sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız, Kalp Doktorunuza danışarak ilacınızı 5 gün süreyle keserek Proloterapi Enjeksiyonu yaptırabilirsiniz.

TEDAVİNİN ETKİSİNİ ARTIRAN DURUMLAR

Size öğretilen egzersizleri mutlaka düzenli yapınız (özellikle germe egzersizleri). Egzersiz yaparken sizde ağrı ve yorgunluk oluşturduğu sınıra kadar yapınız.

PROLOTERAPİ sırasında size reçete edeceğimiz gıda takviyelerini almanız tedavinize olumlu katkı sağlar. Bunlar; Glukozamin kompleksi, Tip 2 Kollajen, C vitamini, Omega 3, Yumurta Kabuğu zarı içerikli takviyeler’ dir. Günde en az 3 litre su içilmelidir.

Basit karbonhidratları hayatınızdan çıkarın ya da azaltın. (şeker, undan yapılan mamüller ekmek, poğaça, simit, kek, börek, tatlılar vs gibi). Özellikle akşam 18.00’den sonra karbonhidrat yemeyiniz.

Mineral, vitamin ve proteinden zengin beslenin. Bol sebze yiyin, sebzeleri özellikle çiğ olarak tüketmeye gayret edin ( domates, biber, maydanoz, dereotu, nane, tere, turp, soğan, sarımsak vs). Her gün bol ev yoğurdu tüketin.

PROLOTERAPİ den sonra ilk 3 gün ağrınız artabilir. Bu vücudunuzun tedaviye yanıt verdiğini gösterir, iyiye işarettir. Bu ağrılar azalarak 10 güne kadar uzayabilir. Unutmayınız ki PROLOTERAPİ direk ağrı kesici bir yöntem değildir, ağrılı bölgedeki hasarı tedavi ederek ağrıların doğal ve kalıcı olarak azalmasını ya da tamamen ortadan kalkmasını sağlayan bir tedavi yöntemidir.


 PROLOTERAPİ NEDİR?

Proloterapi; çoğunlukla yüksek yoğunlukta dekstroz solüsyonu enjeksiyonu yoluyla kronik kas-iskelet sistemi ağrılarının (diz, bel, dirsek) tedavisini hedefler. Esası vucüdün kendini yenileme mekanızmasının çalıştırılmasına dayanır.
 

PROLOTERAPİ HAKKINDA BİLGİLER

Proloterapi günümüz tıbbi gibi sonucu değil sebebi tedavi ettiği için bel ağrısı, bel fıtığı, çeşitli bölgelerde kireçlenme, boyun ağrısı, boyun fıtığı, sırt ağrısı, migren, kas omurga iskelet sistemi kaynaklı ağrı şikayeti olan hastaların büyük çoğunluğunda  etkili bir tedavi sağlar.

Proloterapi kısaca; insan vücudunun tamir sistemini uyararak vücutdaki ağrılı, zayıf ve işlevini kaybetmiş bölgenin tekrar eski haline dönmesini sağlayan ve doğal solüsyon içeren enjeksiyon kullanılarak uygulanan bir tedavi metodudur. Proloterapi tedavisi sürecinde vücudumuzun bağışıklık sisteminin önemli bir yeri vardır.

PROLOTERAPİ NEDİR? Proloterapi zayıflamış, aşınmış, yıpranmış, hasarlanmış, gevşemiş ve gücünü kaybetmiş tendon, bağ ve eklemlere doku yenileyici ve tahriş edici bir dekstroz enjeksiyonu ile bu dokularda yenilenme ve genç hücre çoğalması sağlnarak bu dokuların yenilenmesini ve eski gücüne kavuşmasını sağlar.
PROLOTERAPİ  HASTAYI AMELİYATDAN KURTARACAK SEÇENEK OLABİLİR
Eğer bel ağrınız, bel fıtığınız, boyun ağrınız, kalça-omuz-diz kireçlemeniz, tenisçi dirseğiniz, donuk omuz sendromunuz varsa proloterapi tedavisi için sebebe yönelik ve sizi ameliyat olmaktan kurtaracak bir seçenek olabilir.  

PROLOTERAPİ HANGİ HASTALIKLARI TEDAVİ EDER?

  • Tendinit (Tendon ve ligamentlerde)
  • İyileşmeyen kronik ağrılar
  • Eklem kireçlenmeleri, aşınması
  • Kas ve tendonların tekrarlayan şişmeleri, Ağrısı
  • Baş ağrıları
  • Bel ağrıları( fıtık, kireçlenme)
  • Boyun ağrıları (fıtık, kireçlenme)
  • Sırt ağrıları (fıtık, kireçlenme)
  • Topuk dikeni
  • Ayak bileği, el bileği burkulmaları sonrası geçmeyen ağrılar
  • Skolyozda yardımcı
  • Diz ağrıları (kondromalazi, kireçlenme, menisküs)
  • Tenisçi dirseği
  • Karpal Tünel Sendromu
  • Donuk omuz
  • Kuyruk sokumu ağrısı

NÖRO-PROLOTERAPİ

Nöro-proloterapi nedir?

Nöro-proloterapi; nöropatik kaynaklı ağrıların tedavisi için geliştirilmiş yeni bir rejeneratif tıp yöntemidir. Nöro-proloterapi bir çok kas iskelet sistemi kaynaklı ağrılarda, nöropatik ağrılarda ve farklı ağrı sendromlarının tedavisinde kullanılır. Nöro-proloterapi subkutan (ciltaltı) proloterapi olarakta adlandırılır. Nöro-proloterapide nispeten düşük konsantrasyonlu dextroz solüsyonu derinin hemen altına zedelenmiş sinir dokularının ve diğer yumuşak dokuların rejenerasyonu ile tedavisi için uygulanır.

Nöro-proloterapi nasıl etki eder?

Sebebi ne olursa olsun doku hasarı oluştuğu zaman, ortama proinlamatuar maddeler (bradikin, prostaglandin gibi) salınır, bu maddeler sinirler üzerinde bulunan kapsaizin reseptörlerini aktifleştirir. Sinirlerdeki bu kanallar açıldığı zaman sinirler enflamasyona sebep olan maddeler (P maddesi, kalsitonin geniyle ilişkili peptit) salgılar. Sonuç olarak yumuşak doku şişliğine sebep olan, kan damarlarından sızmalar olur, dokunun ağrı eşiği düşer ve ağrı ortaya çıkar. Nöro-proloterapi kapsaizin reseptörlerini inhibe ederek bu zinciri kırar ve sinir fonksiyonlarını restore eder.

Nöro-proloterapinin geleneksel proloterapiden farkı nedir?

Nör-prolotarapi le geleneksel proloterapi arasında bazı farklar ve benzerlikler vardır. Her ikisinde de amaç; doku iyileşmesi, ağrının giderilmesi ve eklem fonksiyonlarının restore edilmesidir. Ancak kullanılan dextroz çözeltisinin yoğunluğu ve enjeksiyon teknikleri farklıdır,

Nöro-proloterapide enjeksiyon sıvısı olarak ne kullanılır?

Nöroproloterapi solüsyonu %5 lik dextrozdur.

Nöro-proloterapi ağrılı bir tedavi midir?

Nöro-proloterapi genellikle çok iyi tolere edilir. Çok az ağrı hissedilir.

Bir nöro- proloterapi uygulamasında sonra neler hissedilir?

Çoğu hasta ilk enjeksiyondan sonra ağrılarında azalma hisseder. Başlangıçtaki analjezik etki birkaç saat ya da bir gün kadar sürebilir. Doku iyileşmesi arttıkça hastalık ağrıları azalır. Genelde her uygulama seansında ağrılarda %20 lik bir azalma olur. Bu nokta ödemlidir. Hasta yüzde 20 iyileşme bildirmezse tedaviye devam edilmesi tavsiye edilmez.

Toplam tedavi süresi ne kadardır?

Her hasta ve hastalığa göre farklılıklar göstermekle birlikte, 5-8 seanslık tedavi süresi genellikle yeterlidir. Seans aralıkları genelde 2-4 haftadır.

Nöro-proloterapi hangi hastalıkların tedavisinde kullanılır?

  • Migren ve baş ağrıları
  • Boyun ve bel ağrıları
  • Kas ağrıları
  • Siyatik ağrısı
  • Eklem ağrıları
  • Osteoartirit
  • Genital bölge ağrıları
  • Aşil tendiniti
  • Karpal tünel sendromu
  • Tenisçi dirseği
  • Post-herpetik nevralji
  • Çene kemiği ağrılarıi
  • Fibromyalji (Homeopati desteği ile)
  • Ameliyatlardan umudunu kesmiş hastalarda

Bel Fıtığının tedavisinde Sülük ve koyun yününün özel bir şekilde kullanımıda önemli derecede fayda sağlar.


HACAMAT ÖNCESİ ve SONRASI

HACAMAT ÖNCESİ ve SONRASI

Hacamat Geleneksel Yöntemlerle esaslarına uygun şekilde ve doğru zamanlarda yapılmalıdır, Günümüzde zamanlamaya çoğunlukla uyulsa da pek çok uygulamanın Geleneksel Yöntemlerden farklı uygulandığı görülmektedir. Sünnet olan günleri sosyal medya hesaplarımızda paylaşmaktayız( https://www.instagram.com/uzm.dr.pinarkocyigit/ ). Diğer günlerde de ayın çekim gücü ile ilişkili olarak faydalı günler vardır ve çoğu zaman sünnet olan günler ile çakışmaktadır. Sizin isteğinize göre istenilen usulle ananelerimizin dedelerimizin yaptırdığı şekilde hacamat yapılması mümkündür. Bu şekilde Hacamat yapan hekimler sınırlı olsa da halen vardır.

Dikkat edilmesi Gereken Başlıca Hususlar Şöyledir.

Hacamattan Önce

Hacamat aç karnına yapılır; Takribi 3 saat öncesi yeme içme bırakılır.

Asgari 24 saat öncesinden hayvansal gıda alınmaması tavsiye edilir. Biz bazen 3 günlük hayvansal gıda perhiz öneririz. Balda hayvansal gıda olup balın kullanımı ile ilgili olarak özel önerilerimiz ve ikramlarımız yapılmaktadır.

Hekimlerin açıklamalarına göre hayvansal gıdalar protein ihtiva eder, kanı koyulaştırır. Hayvansal perhize dikkat edilerek yapılan hacamat daha faydalıdır.

Hayvansal gıdaları alan kimseler için bir yemek kaşığı zeytinyağı, sirke- zeytinyağı ya da limon – zeytinyağı karışımı içilmesi hayvansal gıdanın etkisini düşüreceği söylenmiştir.

Yine hekimlerin tavsiyesi 24 saat öncesinden Cinsel İlişki yapılmaması yönündedir.

Hacamatdan Sonra

Asgari iki saat kadar bir şey yenilmemesi tavsiye edilmektedir. Hacamatdan sonra iştah biraz açılabilir. Mümkün olduğunca günü hafif gıdalarla geçirmek bitkisel gıdalar yemek hacamatın faydasını artırır.

Aynı zamanda asgari 1-2 gün Cinsel ilişkiden uzak durulması hacamatın faydasını artıracağı söylenmektedir.

En az 12 saat olmak üzere optimum 24 saat sonra duş alınabilir. Lakin duştan hemen sonra yara izlerinin olduğu bölgenin zeytinyağı veya kantoron yağı sürmek iz kalmaması yaraların çabuk iyileşmesi bakımından çok fayda sağlar. Kendi uygulamalarımızda iz kaldığını görmedik, burada uygulama şekli önem arz etmektedir.

Hacamat dan sonra sirkeli su veya bal şerbeti içmek çok faydalı olacağı söylenmiştir. Çünkü bu gıdalar damar açıcı özelliğe sahiptirler.

HACAMAT TAKVİMİ

HACAMAT 2021

LENF DRENAJ

LENF DRENAJ

LENF DOLAŞIM SİSTEMİ NEDEN HIZLANMALI ?

Dünya Sağlık Örgütü hareketli bir yaşamı önermektedir. Bunun en baştaki sebepleri lenf sisteminin harekete geçirilmesi olup lenf sistemini harekete geçirmeyenlerde LENF DRENAJI WHO tarafından önerilmiştir. Hareketli bir yaşamda spor, sık tempolu yürüyüşler gibi çeşitli aktiviteler yer alır. Bizler sigara ve hareketsiz bir yaşam neticesinde lenf sistemimizi sirküle edemediğimizden damarlarımız ile taşınan zararları maddelerin atımını ve kan damar sağlığımızı göz ardı etmiş oluruz.

Bu sebeplerle sigara alkol kullanımı ve hareketsiz bir yaşamı olan bireylerin lenf sistemlerini PRESSOTERAPİ dediğimiz Lenf Drenajı yöntemleri ile harekete geçirerek Kalp, damar ve kan sağlıklarını ve an ile beslenen tüm organlarını koruma altına almalarını öneririz.

LENF DRENAJI ve BU GÜZEL ÖDEM ATMA YÖNTEMİNİ KULLANDIĞIMIZ HASTALIKLAR

Tecrübelerimiz ile edindiğimiz hastalıklar beliritlmiştir.

  • Vücutta oluşan ödemlerde,
  • Selülitleri gidermede,
  • Zayıflama tedavilerinde – destekleyici olarak ve düzeltici
  • Hamilelik sonrası oluşan kilo, varis ve kan dolaşımının hızlandırılması gerekliliklerinde
  • Vücutta biriken toksinlerin atılmasında,
  • Sigara, alkol alımı ile gelişen Kalp, Kan, Akciğer gibi kan dolaşımına bağlı gelişen hastalıklarda faydalıdır.

Hastalığınıza ve problemi olan organlarınıza göre çeşitli uygulamalarımızı kombine ederek size çok özel bir kür hazırlıyoruz. Çok özel bir kombine uygulama kürü olarak uyguluyoruz uzun vadede çok büyük memnuniyet elde edilmektedir. Hastalanmadan önceki sağlık yatırımınız size özel hazırlanacak seansları içeren bu kürdür diyebiliriz.

LENF DRENAJ ÖDEM TEDAVİSİ HER KİŞİYE UYGULANIR MI?

Lenf Drenaj Ödem Tedavisi,

  • Yüksek tansiyon hastalarında(kişinin isteğine göre dikkatli yapılabilir, klinik uygulamalarımızda kısa süreli sabırla kısa zaman aralıkları ile yavaş yavaş artırılarak çok güzel sonuçlar elde edilebilmektedir)
  • Hamilelerde kullanılması sakıncalı olabilir dikkatli olmak gerekir.

LENF DRENAJ HER BÖLGEYE UYGULANABİLİR Mİ?

Lenf drenaj uygulaması gereği zaten tüm vücudu saran bir tedavi şeklidir. Bu yüzden vücudun tamamına uygulanır.

LENF DRENAJ SEANS SAYISI

Lenf Drenaj ödem tedavisi, Lenf sisteminin tamamen sirküle edilmesini sağlayacak seans sayısınca tedavi türüne ve kişiden kişiye farklılıklar gösterir. Tedaviyi destekleyici olarak yapıldığında seans sayısı asıl tedavi türüne göre belirlenmektedir.

Selülit tedavilerinde ortalama 10 – 15 seanstan sonra sonuç alınması mümkündür.

LENF DRENAJ SEANS SÜRESİ VE SEANS ARALIKLARI

Lenf Drenaj seansları yaklaşık 15- 20 – 25 dk. Sürmektedir. Kişinin hastalık ve sağlığına sigara-alkol kullanımına göre 2 – 3 gün aralıklarla uygulama yapılmaktadır.

SIK SORULAN SORULAR

Lenf drenajın vücuda bir zararı olur mu?

WHO’nun önerdiği bir uygulamadır. Şu ana kadar zararı olduğuna dair her hangi bir klinik çalışmaya rastlanılmamıştır. Doktor kontrolünde yapılması önerilir

Lenf drenaj Ağrı veya Acı Verir mi?

Hayır vermez, sekresyon artırır, Kan dolaşımınız artar rahat nefes almaya başlarsınız

Lenf drenajın yan etkisi var mıdır?

Herhangi bir yan etkisi yoktur.

TOPUK DİKENİ

Topuk Dikeninde Yüz Güldüren Yeni Nesil Tedaviler – Plantar Fasiit Tedavisi

Uzm. Dr. Pınar KOÇYIĞIT  İletişim & Randevu: 0(505)8334340

Topuk Dikeni’ne Neden Olan Faktörler; Topuk Dikeni neden olur?

Uzun süre ayakta durmak
Ani ve hızlı olarak birden koşup-zıplamak(tekrarlayan bir şekilde)
Topuklu ayakkabı uzun süre kullanmak
Yanlış ayakkabı kullanımı(çok dar ve ayak parmaklarını sıkan ayakkabılar)
Fazla kilolu ve obez olmak
Düz tabanlık ve ayak kavsinin çok yüksek olması
Çok uzun yürüyüşler yapmak
Aşil tendonunda gerginlik oluşması
Yaşlanmaya bağlı olarak ayak tabanındaki fibröz bandın esnekliğini kaybetmesi gibi nedenleri sıralayabiliriz.

Çok şiddetli olmayan ağrılarda ağrı kesiciler, fizik tedavi,egzersiz ve germe hareketleri faydalı olmaktadır. Ancak bu tedaviler daha şiddetli olan ağrılarda çok etkili olmamaktadırlar. Topuk bölgesine yapılan steroid enjeksiyonu ise, kısa süreli olarak ağrıyı giderse de zamanla ağrı tekrar oluşmakta ve STEROİDE bağlı olarak plantar fasia bağlarında zayıflık oluşacağı için durum bir süre sonra daha da KÖTÜLEŞMEKTEDİR.

Peki topuk dikeni tedavisinde tam anlamıyla çözüm olacak bir tedavi yöntemi mevcut mudur?

TOPUK DİKENİNDE TAMAMLAYICI TEDAVİLER; Topuk Dikeni Neden Olur ?

Topuk Dikenine Neler iyi Gelir


PROLOTERAPI;
Topuk dikeni tedavisinde öncelikli olarak Proloterapi yöntemini uygulamaktayız. Topuk dikeni rahatsızlığının ana nedeni plantar fasyada oluşan gerginlik ve hasar olduğu için plantar fasyanın tamir edilmesi ve eski durumuna getirilmesi kalıcı bir sonuç verecektir. Proloterapi ile plantar fasyanın yapışma yerleri olan topuk bölgesine,ayak parmaklarının bulunduğu bölgeye ve plantar fasyanın gövdesine uygulanan PRP-CGF veya dextroz enjeksiyonlarıyla oluşan kontrollü inflamasyon(enjektör yardımıyla) sonucunda bu bölgede kanlanma artmakta, fibroblast ve makrofaj gibi kollajen sentezleyen hücreler bu bölgeye sevk edilerek buradaki hasarlanmış bağların tamiri mümkün olmaktadır. Plantar fasya eski gücüne ve esnekliğine kavuştuğunda ise ağrı da kendiliğinden kaybolmaktadır. Yani proloterapi ile sadece ağrıyı değil ağrıya neden olan durumu tedavi ettiğimiz için kalıcı bir tedavi de sağlamış oluyoruz.

DİĞER TEDAVİLERLE DESTEK
Yine Topuk Dikeni ağrısında çeşitli uçucu yağların ağrı kesici özelliğinden yararlandığımız Aromaterapi yöntemi de yardımcı olmaktadır. Bir başka tedavi yöntemimiz ise Homeopati (benzeri benzerle tedavi etme sanatı olarak adlandırılır) … Tek başına da tedavide etkili olan Homeopati de ayrıntılı olarak hasta sorgulanarak kişiye özel tedavi oluşturulur. Tedavilere yardımcı olarak sorunun ana nedenlerinden biri olan Postür bozukluğunu düzeltmek amacıyla ,Dr Marignan ın keşfi Neurostab tabanlığı da uyguladığımız tedavi yöntemlerindendir.

Topuk dikeninde Proloterapi uygulaması yanında bu rahatsızlığın konforlu bir şekilde atlatılması için Topuk dikeni için özel üretilmiş terlik kullanımını öneririz.

Dr. Pınar KOÇYİĞİT

HYDRA FACIAL

Cildi en kolay yoldan gençleştirmek

Yeni nesil cilt bakımı

Yüzyıllardır insanlar, gençliğin anahtarını arıyor. Sonsuza kadar yaşama hissini veren bu gençlik arayışı; bugün sağlık alanında, güzellik endüstrisinde, wellness ve spor konusunda şahit olduğumuz gelişmelerin de nedeni olmuş durumda.

Suyun iyileştirici yapısı, her zaman güzelliğin temel unsurlarından bir tanesi olmuştur. Düzenli su içmek, su ile arınmak ve kullanılan malzemelerde suya yer vermek; kullanım alanlarından bazılarıdır. Şimdi, suyun
HydraFacial ile bambaşka bir faydası ile karşı karşıyayız.

HydraFacial Nedir?

Hızlı, pratik ve etkili, doğal ve en güzel.

Yeni nesil cilt bakımı ve gençleşme uygulamalarından HydraFacial Cildi yeniler, kusursuza yakın güzel bir yapıya kavuşturur. Sağlık verir.

HydraFacial Nasıl Fayda Sağlar?

Hydra sulu vakumlama ile hyrafacial denilen yüz temizleme yapılır,
Oksijen Sprey kullanımı, Bipolar Radyo Frekans tekniği ve Elmas Dermabrazyon yöntemini kullanır.

Cildi Temizler ve Arındırır

Cildimiz, sayısız minik gözenekle kaplıdır. Bu gözenekler cildin nefes aldığı noktalardır. Gözenekler vücudun her yerinde vardır ancak kimi bölgelerde çok daha belirgin olurlar. Örneğin yüzdeki “T Bölgesi” olarak adlandırılan, alın ve burnu kapsayan kısım, gözeneklerin belirgin olduğu yerlerden birisidir. Bunun yanısıra çenedeki dudakla üç arasında kalan bölge, yanaklar ve çehrenin çerçeve isminin altında da gözenekler irileşebilir. Bu gözenekler, zaman içerisinde kirle dolabilirler. Düzgünce arıtılmayan makyaj ile şehir hayatında sık karşılaşılan is, pas ve kir bu gözeneklerin zamanla dolmasına neden olur. Bu dolma, zamanla siyah nokta ve sivilce gibi şikayetlere neden olabilir. 

Evde yapılan günlük temizleme ve tonikleme ile, daha sık aralıklarla uygulanan maske ve peeling uygulamaları bu birikintilerle mücadele etmede yardımcı olabilir. Bunlar Hydrafacial ile temzilenir.

Yeni nesil cilt bakımı ve gençleşme uygulamalarından HydraFacial ise tam da bu noktada devreye girer. Cildin üzerinde zaman içerisinde birikenleri, hidro sıvı basınçlı vakum ünitesi teknolojisi sayesinde temizler. Verdiği oksijen sayesinde cildi canlandırır, ölü derileri ve artıkları uzaklaştırır ve cilt yenilenmesine katkı sağlar.

Canlandırma

HydraFacial uygulaması, temizleme etkisinin yanısıra cildin gençleşmesi için de anahtar konumundadır. Radyofrekans başlığının sağladığı yüksek frekans dalgaları, cilt yenilenmesi için yardımcı olur. Bu sayede kırışıklıklar, sarkmalar ve lekeler giderilebilir. Cilt, en duru ve en sağlıklı görünümüne kavuşur.

HydraFacial ile Çözülen Cilt Problemleri Nelerdir?

Temel prensipleri arındırma ve canlandırma olan bu yöntem, ciltle ilgili pek çok farklı sorunu çözebilmektedir.

  • Yaşlanmanın ilk belirtileri olan ince çizgiler ve bunların derinleşmesi ile meydana gelen kırışıklıklar
  • Gözeneklerde kır birikmesi ile oluşan siyah noktalar, ciltteki yağlanma ve sivilcelenme problemleri
  • Kirle ve yanlış bakım uygulamaları ile genişleyen ve tıkalı gözenekler
  • Zamanla cilt üzerinde oluşan güneş lekeleleri ve cildin kendi tonundan farklı bir tona evrildiği pigmentasyon
  • Cilt tonunda doğuştan veya sonradan meydana gelen ton düzensizlikleri
  • Cilt tonunda gerçekleşen kararmalar

MAKALALER-HASTALIKLARIMIZ

HASTALIKLARIMIZ

Topuk dikeninde yüz güldüren yeni nesil tedaviler

Uzm. Dr. Pınar KOÇYIĞIT  İletişim & Randevu: 0(505)8334340

Topuk Dikeni’ne Neden Olan Faktörler;

Uzun süre ayakta durmak
Ani ve hızlı olarak birden koşup-zıplamak(tekrarlayan bir şekilde)
Topuklu ayakkabı uzun süre kullanmak
Yanlış ayakkabı kullanımı(çok dar ve ayak parmaklarını sıkan ayakkabılar)
Fazla kilolu ve obez olmak
Düz tabanlık ve ayak kavsinin çok yüksek olması
Çok uzun yürüyüşler yapmak
Aşil tendonunda gerginlik oluşması
Yaşa bağlı olarak ayak tabanındaki fibröz bandın esnekliğini kaybetmesi gibi nedenleri sıralayabiliriz.

Çok şiddetli olmayan ağrılarda ağrı kesiciler, fizik tedavi,egzersiz ve germe hareketleri faydalı olmaktadır. Ancak bu tedaviler daha şiddetli olan ağrılarda çok etkili olmamaktadırlar. Topuk bölgesine yapılan steroid enjeksiyonu ise, kısa süreli olarak ağrıyı giderse de zamanla ağrı tekrar oluşmakta ve STEROİDE bağlı olarak plantar fasia bağlarında zayıflık oluşacağı için durum bir süre sonra daha da KÖTÜLEŞMEKTEDİR.

Peki topuk dikeni tedavisinde tam anlamıyla çözüm olacak bir tedavi yöntemi mevcut mudur?

TOPUK DİKENİNDE TAMAMLAYICI TEDAVİLER;
PROLOTERAPI;
Topuk dikeni tedavisinde öncelikli olarak Proloterapi yöntemini uygulamaktayız. Topuk dikeni rahatsızlığının ana nedeni plantar fasyada oluşan gerginlik ve hasar olduğu için plantar fasyanın tamir edilmesi ve eski durumuna getirilmesi kalıcı bir sonuç verecektir. Proloterapi ile plantar fasyanın yapışma yerleri olan topuk bölgesine,ayak parmaklarının bulunduğu bölgeye ve plantar fasyanın gövdesine uygulanan PRP-CGF veya dextroz enjeksiyonlarıyla oluşan kontrollü inflamasyon(enjektör yardımıyla) sonucunda bu bölgede kanlanma artmakta, fibroblast ve makrofaj gibi kollajen sentezleyen hücreler bu bölgeye sevk edilerek buradaki hasarlanmış bağların tamiri mümkün olmaktadır. Plantar fasya eski gücüne ve esnekliğine kavuştuğunda ise ağrı da kendiliğinden kaybolmaktadır. Yani proloterapi ile sadece ağrıyı değil ağrıya neden olan durumu tedavi ettiğimiz için kalıcı bir tedavi de sağlamış oluyoruz.

DİĞER TEDAVİLERLE DESTEK
Yine Topuk Dikeni ağrısında çeşitli uçucu yağların ağrı kesici özelliğinden yararlandığımız Aromaterapi yöntemi de yardımcı olmaktadır. Bir başka tedavi yöntemimiz ise Homeopati (benzeri benzerle tedavi etme sanatı olarak adlandırılır) … Tek başına da tedavide etkili olan Homeopati de ayrıntılı olarak hasta sorgulanarak kişiye özel tedavi oluşturulur. Tedavilere yardımcı olarak sorunun ana nedenlerinden biri olan Postür bozukluğunu düzeltmek amacıyla ,Dr Marignan ın keşfi Neurostab çipli tabanlığı da uyguladığımız tedavi yöntemlerindendir.

www.drpinarkocyigit.com

Dr. Pınar KOÇYİĞİT

G5 MASAJI

G5 MASAJI Genç Görünüm

Selülit için En İdeali G5 Desteği

G5 Masajı nedir?

G5 masajı, vücuda yoğun titreşimler vererek, fazla yağın ve ödemin atımını sağlayan bir masaj yöntemidir. Özellikle vücutta biriken laktik asit atımını sağlayarak, yorgunluğu ortadan kaldırır. Genellikle bölgesel zayıflama için tercih edilen bu yöntem, kan akış hızını arttırır ve bölgedeki biriken yağın yakımını sağlar. Cilt üzerinde meydana gelen kırışıklıkları azaltır. Uygulama, vücudun her bölgesine yapılabilmektedir. Ancak daha çok kalça, bacak ve karın gibi bölgelerde, selülit tedavisi için kullanılıyor.

Uygulamanın zayıflamanın yanında, vücut enerjisini dengeleme, kan dolaşımını hızlandırma gibi yararları da mevcut olup bu özelliğinden ötürü G5 masajı sıkça tercih edilmektedir.

G5 masajı nasıl uygulanıyor?

Masaj uygulamasında, özel bir masaj yağı kullanılmaktadır. Bu yağ, vücuttaki yağın atılmasını hızlandırır(Özel Aromatik Yağ karışımımız). Ayrıca masaj sırasında, krem harici, zayıflamayı hızlandırıcı yağlarda kullanılmaktadır. Bu sayede, kan akış hızı istenilen oranda arttırılmaktadır. Uygulama seansı, ortalama 10- 30 dakikadır. Bir kaç seansta, uygulamanın sonuçları görülmektedir. Kalça,kol,bacak ve karın bölgelerinde gerginleşme sağlayarak, yaşlanma belirtilerini de azaltır. Genel olarak, 1 seansta 2-7 cm arası incelmeler görülür.

G5 masajının faydaları nelerdir?

Masaj uygulamasında kullanılan ses dalgaları, hızlı yağ yakımını sağlar. Cilde gerginlik vererek, yaşlanma belirtilerini kaldırır. Uygulamanın sağlık açısından bir zararı yoktur. Ancak aşağıda belirtilen çeşitli rahatsızlığı olan kişiler için tavsiye edilmemektedir. G5 masajı uygulamasının zayıflama dışında kişiye çeşitli faydaları vardır. Bunlar;

Ağrıların ve Yorgunluğun ortadan kaldırılması,

Masaj ile stresin azaltılması,

Vücutta biriken yağ dokusunun bölgesel olarak yakılması,

Cildin gerginleşmesinin sağlanması,

Toksinler ve ödemin atılması,

Selülitin yok edilmesi,

G5 masajı kimlere uygulanır?

Cerrahi operasyon geçirmiş kişilerin, dinlenme dönemi süresince bu uygulamayı yaptırmaları önerilmemektedir.

Hamileler ve yeni doğum yapmış kişiler için bu uygulama önerilmez.

Diyabetik ayak sorunu olan ve Epilepsi hastalarına G5 masajı uygulamasını önermiyoruz.

G5 masajı nerelere uygulanır?

G5 masajı, konusunda uzman kişilerin uyguladığı bir yöntemdir. Vücutta fazla yağın biriktiği bölgelere uygulanabilmektedir. Özellikle kalça, bacak ve popo bölgesi tercih edilmektedir. İyi bir rahatlama sağlar

G5 masajı ne süre uygulanır?

G5 masajı, konusunda uzman kişiler tarafından ortalama 30 dakika uygulanan bir zayıflama yöntemidir. Uygulamanın etkileri 5 seanstan sonra görülmektedir.

Estetik Tıp ve Mezoterapi; Sağlık Bakanlığı Mezoterapi Eğitimi altında 19.10.2015 tarihli ekteki linkte yer alan dokumanda belirtildiği üzere tanımlanmıştır.

https://shgmesdb.saglik.gov.tr/Eklenti/4077/0/mezoterapi-standartlari-1pdf.pdf 8.sayfanın sonunda açıkça belirtilmektedir.

Mezoterapi, genellikle yaşlanmış deri hücrelerinin yenilenmesi, derinin parlaklığının artması ve deri üzerindeki hücrelerin daha sıkı yapıya kavuşmasını sağlayan, bir tedavi yöntemidir.

A, C ve E vitaminleri, bu tedavi yönteminde kullanılan vitaminlerdir. Bu vitaminlerin depolanması yapılır ve deri üzerindeki köklere enjekte edilir. Bu sayede deri üzerindeki kırışıklıkların giderilerek cildin bebek tazeliği denilen canlanlılığa ulaştırılması amaçlanır. Böylece daha parlak-sağlıklı ve canlı bir cilde kavuşulur.

Normal Hayatınıza Devam Edin

Bu tedavi yönteminde kesin sonuç 6-8 seans arasında alınır. Seans geçişlerinde normal yaşantıya devam edilir. Hayatın doğal akışını sıkıntıya sokacak durum oluşturmaz. Bu noktada tek sıkıntı, derisi hassas olan kişilerde ortaya çıkar. Uygulama esnasında, deri üzerinde beliren bazı kızarıklar olacaktır. Bu kızarıklar, makyaj ile kapatılarak doğal yaşam akışına devam edilebilir.

Mezoterapi nedir?

Mezoterapi ihtiyaç duyulan bölgeye göre farklı kombinasyonlarda hazırlanan ürünlerin derinin altına minik ve ince iğnelerle verilmesi esasına dayanan bir tedavi yöntemidir.

Farmakolojik ve bitkisel ilaçların vücudun belirli bölgelerine intradermal, subkutan enjekte edilmesi yoluyla mezoderm adı verilen embriyolojik hayattaki orta tabakadan köken alan hastalıkların iyileştirilmesi amacıyla geliştirilmiş tıbbi bir tedavi yöntemidir.

Bu yönetimin sahibi olan Dr. Pistor Mezoterapiyi tarif ederken “İlaçların, hastalığın bulunduğu yerin yakınına verilmesi durumunda tedavi etkinliğinin arttığı yeni ve basit bir tedavi metodudur” der ve “Uygun Yere, Az Miktarda, Az Sıklıkta ve Daha Güçlü Etki” kavramını ortaya koymuştur.

Mezoterapi hangi bölgelere uygulanabilir?

Yüz mezoterapisi ve selülit mezoterapisi olmak üzere başlıca 2 bölgeye uygulanması tavsiye edilir.

Yüz mezoterapisini kimler yaptırabilir?

Yüz mezoterapisi; cildinde renk düzensizlikleri bulunan leke, kırışıklık vs. ile yaşlanmayı durdurmak (antiaging) ve  yaşlılık belirtilerini gidermek isteyen tüm hastalar için uygun bir yöntemdir.

Özellikle güneş maruziyeti fazla olan  ve sigara içen hastalarda belli periyodik aralıklarla yapılan mezoterapi yaşlanma sürecini anlamlı ölçüde yavaşlatmaktadır.

Yüz mezoterapisi nasıl uygulanır?

Cilt temizliği yapıldıktan sonra hastalara  anestezik krem sürülerek 15 dk bekletilir. Sonrasına cilt tipine uygun hazırlanmış karışımlar küçük iğneler aracılığı ile derinin alt bölgesine verilir.

PRP tedavisiyle birlikte de yapılabilmekte ve gayet olumlu sonuçlar vermektedir. Tercih edilen yöntem genelde budur.

İşlem sonrasında günlük yaşantıya hemen dönülebilir mi?

Küçük iğne izleri 24 saat içinde tamamen kaybolmaktadır.

Kimler mezoterapi yaptıramaz?

Hamileler,

Emziren Anneler

Kan sulandırıcı ilaçlar kullananlara (clexane, plavix, coraspin ) mezoterapi uygulanmaz.

Mezoterapi tedavisini ne sıklıkla yaptırmayalım?

Yaklaşık 1-2 hafta ara ile yapılan 4-6 seanslık tedavi bir kür olarak kabul edilir. Tedavi sonucu oluşan canlılık ve iyilik halinin korunması için 3-6 ayda bir tekrarı önerilmektedir.

Mezoterapi tedavisinin herhangi bir yan etkisi var mıdır?

İşlem sonrasında uygulama yapılan bölgede morluk görülebilir. Çok nadir de olsa alerji vakaları bildirilmiştir.

Mezoterapi nedir?

Mezoterapi ihtiyaç duyulan bölgeye göre farklı kombinasyonlarda hazırlanan ürünlerin derinin altına küçük iğnelerle verilmesi esasına dayanan bir tedavi yöntemidir.

Sağlık Bakanlığı Eğitim Bilgileri Aşağıdaki linkteki gibi belirlenmiştir.

https://shgmesdb.saglik.gov.tr/Eklenti/4077/0/mezoterapi-standartlari-1pdf.pdf

MODÜL-7
Mezoterapinin Uygulama Alanları
1. Akut ve Kronik Ağrı Kontrolünde
Her bir uygulama alanında kullanım
Mezoterapinin Yeri endikasyonlarını tanımlar.
a. Yüz Nevraljileri
b. Trigeminus Nevraljileri
c. Arnold Sinir; Nevraljileri
d. Serviko-Brakiyal Nevraljiler

  1. Fibroz (Bağ) Doku Patolojileri
    a. Tendinopatiler. Dupuytren, Bursitler, Miyozitler.
    Hidrolipodistrofiler (Selülit)
  2. Spor Hekimliği ve Mezoterapi
    a. Tendon Yaralanmalan (Tendinopati)
    b. Kas Yaralanmalan (Kas Ezilmeleri, Kas Ağrısı, Kas Gerginliği, Kısmi Yırttklar)
    e. Bağ Yaralanmalan (Bağ Zorlanmaları, Eklem Burkulmaları, Kısmi Yırtıklar)
    d. Kemik Sakatlanmaları (Periostit, Stres Kırıkları)
    e. Kıkırdak Lezyonları
    f. Eklem Çevresi Doku Lezyonları (Bursit, Kapsülit, Sinovyal Kist)
  3. Romatizmal Hastalıklar ve Mezoterapi
    a. Her Bölgedeki Artroz
    b. Artritler
    c. Romatoid Poliartritler
    d. Akut Romatizmalar
  4. Kemik. Kıkırdak ve Kas Doku Patolojileri
    a. Periastit
    b. Kırık İyileşmesi
    c. İç organ kas spazmları
  5. Yağ Dokusu Patolojileri
    a.Obezite
    b, Bölgesel Kilo Fazlalığı
    c. Lipom
    d. Hemopoetik Sistem Patolojileri
  6. Lenfatik Doku Patolojileri
  7. Ürogenital Sistem Patolojileri
    a. İmpotans
    b. Enüresis
    e. Üriner Enfeksiyon
  8. Vasküler Sistem Patolojileri
    a. Vena-Lenfa Yollan Ödemleri, Mikro-Dolaşım Sorunları
    1. Nöroloji ve Mezoterapi
    a, Baş Ağrıları: Gerilim, Vasküler, Yansıyan
    b.Distoni
    2. Vasküler Patolojiler ve Mezoterapi
    a. Alt Ekstremite Dolaşım Yetersizliği
    b. Varis
    e. Ödem, Lenf Ödem
  9. Estetik Tıp ve Mezoterapi;
    a, Cilt Kırışıklığı
    b, Telanjiektazi
    e. Cilt Lekeleri
    d. Sitria

İnternet Sitesinde verilen bilgiler Bilgilendirme amaçlıdır